menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İstanbul, yeni Dubai olur mu?

33 0
03.04.2026

Dünya ekonomisi artık üretimden çok merkez olma yarışına dönüştü. Parayı kazananlar üreticiler değil; paranın, ticaretin ve sermayenin aktığı merkezler. Dubai bu oyunu çok erken gö­ren kentlerden birisi oldu ve uzun zamandır da bu konudaki gücünü korumayı sürdürüyor. Sa­vaşın etkisi ile Dubai’nin güven erezyonuna uğ­radığı bir gerçek.

Savaşın her türlüsüne karşı ol­sak da, bazı taşları yerinden oynattığını ve fırsat­lar yarattığını da kabul etmek durumundayız. Bu yazıyı kaleme almam yalnızca Dubai’nin gözden düşmesi ile ilgili gibi görünse de benim tek vurgu yapmak istediğim husus bu değil. Ticaret ve ser­maye kendisine yeni merkez arayacak mı, evet arayacak. Dün de aramıştı ve Dubai’yi bulmuştu, bugün bu yeni merkez neden İstanbul olmasın ve bu yatırımlar neden ülkemize gelmesin.

Önce Dubai’nin nasıl bu noktaya gelmeyi ba­şardığına bir göz atalım. Ben Dubai’yi cazip ya­pan tek şeyin vergi yok algısı olduğunu düşünen­lerden değilim. Birleşik Arap Emirlikleri, yıllar önce Dubai’yi “öngörülebilir” ve “yatırımcı dos­tu” bir sistemle inşa etti. Buradaki iki kelime­yi özenle seçtim. İlki öngörülebilir, yani vergi­sel sistemi ve bürokrasisi açısından sürprizlere kapalı ve istikrarlı.

İkinci kelime ise yatırımcı dostu, yani vergisel açıdan ticaret yapmak için cezbedici avantajlar sunan. Bugün Dubai gelir vergisinin olmadığı, kurumlar vergisinin ya hiç olmadığı ya da en yüksek oranın yüzde 9 olduğu, çok yüksek kârlarda ise ancak  seviyesine çıktığı, Serbest Bölge’lerde ise hiç olmadığı, kâr transferinin serbestçe yapılabildiği, 0 ya­bancı mülkiyetin........

© Dünya