Şirketinizi satışa nasıl hazırlarsınız?
Bir önceki yazımda, bir stratejik alternatif olarak işinizi satmaktan yani “exit” kavramından bahsetmiştim.
Türkiye’de “şirket satışı” ifadesi hâlâ kulağa savunma refleksi gibi geliyor. İşler zorlaşınca, ortaklar yorulunca, piyasa daralınca gündeme gelen bir başlık… Oysa gelişmiş ekonomilerde exit, krizde alınan bir karar değil; büyüme stratejisinin doğal bir parçasıdır.
Çünkü şirket kurmak ne kadar stratejik bir tercihse, şirketten çıkmak da o kadar stratejik bir tercihtir. Ancak burada meselenin özü satmak değil; değeri doğru zamanda ve doğru mimariyle realize etmektir.
Exit bir finansal işlem değil, stratejik tasarımdır
Exit’i yalnızca bir hisse devri olarak görmek büyük bir hatadır. Bu bakış açısı süreci taktik seviyede bırakır. Oysa exit, şirketin kurumsal kapasitesinin test edildiği andır.
Bir yatırımcı masaya oturduğunda şunu sorar:
* Bu şirket kurucu olmadan çalışır mı?
* Nakit akışı sürdürülebilir mi?
* Riskler ölçülüyor ve yönetiliyor mu?
* Büyüme hikâyesi veriyle destekleniyor mu?
Eğer şirketin hafızası sistemlerde değil, kurucunun zihnindeyse; müşteri ilişkileri sözleşmelerle değil kişisel bağlarla yürüyorsa; karar mekanizmaları yazılı değil sezgiselse, burada değer kaybı........
