Camdan dışarı atamadığın bilgisayar: Solow Paradoksunun Türk sanayisine etkisi
“Camdan dışarı atamayacağın bir bilgisayara asla güvenme.” Apple kurucularından Steve Wozniak’a atfedilen söz.
Solow’un ortaya koyduğu paradoks basitti: bilgi teknolojileri her yere yayılırken üretkenlik verilerde görünmüyordu. Bilgisayarlar ofislere girdi, süreçler dijitalleşti; fakat toplam faktör verimliliği aynı hızla artmadı. Sorun teknolojinin yokluğu değil, sistemin ona uyum hızının düşüklüğüydü. Ta ki Hürmüz Boğazı küresel üretim zincirinin stres testine dönüşüp üretkenlik tartışması görünür hale gelinceye kadar.
Bu sefer aynı tartışma güncellenmiş haliyle karşımıza çıkıyor: Teknoloji belirli merkezlerde ve sektörlerde yoğunlaşıyor.
Yoğunlaşan üretkenliğin düğümü: Asya
Güney Kore’nin ihracatı Nisan ayının ilk 20 gününde yıllık I artış kaydetti. 3 ile çipler öne çıkıyor. Bilgisayar donanımlarının ve elektronik devrelerin artışı ise dudak uçuklatır seviyede: 99! Sert artış, özellikle yarı iletken ve veri merkezi ekipmanlarına duyulan ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Savunma sanayiindeki elektronik talebi de bu döngüye ayrı bir kanal üzerinden eşlik ediyor.
Tayvan’ın ihracat siparişleri konjonktüre daha hızlı bir ritimle katılıyor: Mart ayında kaydedilen f’lık artış son 16 yılın en güçlüsü. Bulut altyapısının kritik halkaları Tayvan’a perçinli. Artış büyük ölçüde yapay zekâ donanım zincirine bağlı. Nitekim ülkenin borsasının piyasa değeri 4 trilyon ABD Doları eşiğini aşarak İngiltere borsasını geçti. Çip devi TSMC tarihi zirvesinde. Yatırımcılar ve spekülatörler Tayvan’daki gelişmeleri eşzamanlı fiyatlayarak konumlanıyor. Üretkenlik artık homojen dağılmıyor; belirli düğümlerde birikiyor.
2 Haziran 2025 tarih ve “Bulut” başlıklı yazımızda yaklaşan dönüşüme T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet........
