OKUL VAKALARINDA SUÇLU KİM
Şu hepimizin bildiği..
ABD’de ve diğer Avrupa ülkelerinde görmeye alıştığımız akıl almaz olaylara sahne olan okullarımız…
Yüzyıllardır bir kere bile şahit olmadığımız ürkütücü vakalar.
Hedefsiz, gayesiz, sorumsuz bir akımın oluşum aşamasında okullarımıza, evlatlarımıza sahip çıkılmalı.
Önce suçluyu bularak... Sonra da cezalandırarak...
Öyleyse ben suçluyu belirteyim, siz de cezasını kesin.
Toplumsal vakaların toplumsal ihlalleri bulunur. Sadece aileleri veya öğrencileri ya da MEB’i veya interneti suçlamak ile bu girdaptan kurtulamayacağımız aşikâr.
Kısa kısa, sırayla irdeleyelim.
Aile bir şeyleri sezdi. Çözüm açısından tıkandı. Sessizce imdat demekten öteye ne yapabiliyor? Ülkemizde, hızlıca yardım isteyecek bir kurum veya komisyon var mı? Aileye sadece iki seçenek sunulmuş. Ya hastaneye ya da karakola… Bu ikisi de sonuçtan sonrası için. Peki, süreci anlayacak, yönlendirecek bir sosyal hizmetler uzmanlığımız var mı? Yok.
Öyleyse evvela oluşabilecek kriz ve riskli süreçleri profesyonelce yönetebilecek sivil, özgün bir kuruma ihtiyaç var. Hatta bu kurumlar okullarla iç içe bir şekilde faaliyet göstermeli. İçinde psikoloğun, rehberlik uzmanlarının, aile danışmanlarının bulunduğu özel bir ekip…
Suçlu tabii ki gençlerdir. Öğrenci.
Öğrencilerimiz! Her konuda kişilik gelişimine engel olunan evlatlarımız… Zorunlu eğitim, karma eğitim, yoğun müfredat, haftalık 50 saate varan okullar ile adeta........
