VAHYİ ESAS ALALIM, AKLIMIZI KULLANALIM
İslam düşünce tarihinin en parlak zihinlerinden biri olan İmam Matüridî, çağları aşan bir hakikatin altını çizerek aklı; Allah’ı idrak etmenin, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayırmanın yegâne meşalesi olarak tanımlamıştı.
Ona göre akıl, pasif bir organ değil; hakkı batıldan ayıran ilahi bir pusulaydı. Aklını çalıştırmayan insanı ise gözü olduğu hâlde kör yaşamayı seçen kimseye benzetiyordu.
Ne var ki tarihsel süreçte Matüridî’nin bu diri, dinamik ve zihni özgürleştiren çizgisi hak ettiği yaygınlığa ulaşamadı. Bunun yerine zihinleri pasifize eden, düşünme eylemini geçmiş âlimlerin tekelinde bırakan bir anlayış geniş kitlelerce benimsendi:
“Bizim yerimize onlar düşünmüş, doğruları söylemiş; bize düşen sorgulamadan........
