TÜRKİYE BİR "AÇIK HEDEF" DEĞİLDİR: MİT’İN GÖRÜNMEZ ORDUSU VE ÇÖKEN İSRAİL AĞLARI
Küresel jeopolitikte güç dengeleri artık sadece top ve tüfek gibi geleneksel savaş düzeniyle tayin edilmiyor. 21. yüzyılın en acımasız savaşları; siber ağlarda, finansal sistemlerin karanlık dehlizlerinde ve devletlerin sinir uçlarına sızmaya çalışan istihbarat oyunlarında yaşanıyor. Türkiye Cumhuriyeti, bir yandan sınır ötesinde terör koridorlarını paramparça ederken, diğer yandan sınırları içinde yuvalanmaya çalışan küresel çetelere, yabancı istihbarat servislerine ve siber suç örgütlerine karşı eşi benzeri görülmemiş bir "devlet aklı" ile mücadele veriyor.
Son yıllarda Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) imza attığı operasyonlar, Türkiye'nin artık uluslararası karanlık yapıların operasyon çekebileceği, arka bahçe olarak kullanabileceği bir "açık hedef" olmadığını tüm dünyaya açıkça göstermiştir. Bunun en son ve en sarsıcı örneğini, geçtiğimiz günlerde İstanbul ve Muğla merkezli olarak gerçekleştirilen tarihi operasyonda gördük.
"Scam Empire" (Dolandırıcılık İmparatorluğu) Nasıl Çöktü?
Karşımızdaki yapı sıradan bir siber çete veya üç beş dolandırıcının kurduğu basit bir şebeke değildi. Uluslararası kamuoyunda "Scam Empire" olarak bilinen, Avrupa'dan Asya ve, Afrika'ya kadar milyonlarca insanı ağına düşüren ve milyarlarca dolarlık bir kara para çarkını çeviren küresel bir imparatorluktu. Yönetimi doğrudan İsrail’in elinde olan bu yapı, iddialara göre Ankara-Tel Aviv hattındaki gerilimin ardından faaliyet alanını sinsice Türkiye'ye kaydırmaya çalışmıştı. Kendilerince Türkiye'yi yeni bir "av sahası" ve güvenli liman olarak seçmişlerdi. Fakat çok büyük bir hata yaptılar; karşılarında Türk devlet aklı ile MİT'in sarsılmaz gücünü buldular.
Şebeke, İstanbul'un en lüks plazalarında "çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm" adı altında tam 29 farklı paravan şirket kurmuş ve 40'tan fazla ofiste faaliyete geçmişti. Dışarıdan bakıldığında kravatlı, prestijli "yatırım uzmanlarının" çalıştığı yasal birer finans merkezi gibi görünüyorlardı. İçerideki kurgu ise kelimenin tam anlamıyla Hollywood filmlerini aratmayacak bir şeytanlıktı. 248 şüphelinin yer aldığı bu çarkta; çalışanlara "Oxford........
