BEN ÖDEMEM!
Bu memlekette bazı hikâyeleri çok gördük.
Kazanç varken masa küçüktür. Kâr birkaç kişinin arasında paylaşılır. Para kazanılırken kimsenin aklına millet gelmez.
Ama işler tersine dönünce masa birden büyür.
Zarar ortaya çıktığında gözler devlete çevrilir.
Sonra bir yerlerden şu cümle duyulmaya başlanır:
“Yatırımcı mağdur oldu.”
Elbette mağdur olanın hakkı korunmalıdır.
Ama önce şu soruyu soralım:
Kim mağdur, kim kazandı?
Çünkü bugün konuştuğumuz küçücük bir para değil.
Tasfiye kapsamına alınan fonların büyüklüğünün yaklaşık 826 milyar liraya ulaştığı hesaplanıyor.
SPK'nın açıkladığı kesin rakama göre ise 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye kapsamında ve bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı var.
Yani karşımızda Türkiye sermaye piyasalarının son derece ciddi dosyalarından biri duruyor.
Ve tam burada herkesin bilmesi gereken bir kurum var:
Yatırımcı Tazmin Merkezi.
Adını duyunca insanın aklına şu gelebilir:
“Yatırımcı zarar ettiyse devletin bir kurumu vardır, parayı öder.”
Sistem böyle çalışmıyor.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 84. maddesi tazminin sınırını açık biçimde çiziyor.
YTM esas olarak yatırım kuruluşunun yatırımcı adına sakladığı veya yönettiği nakdi ödeyememesi ya da sermaye piyasası aracını teslim edememesi gibi durumlar........
