Türkiye’den Netanyahu İçin Kırmızı Bülten Talebi: Hiç Kimse Hukukun Üzerinde Değildir
Türkiye’den Netanyahu hakkında dikkat çeken bir hukuki hamle geldi.
Bu gelişmeyi yalnızca bir kırmızı bülten talebi olarak değerlendirmiyorum. Gazze’de yaşananlar ve uluslararası kamuoyuna yansıyan ağır insan hakları ihlali iddiaları karşısında Türkiye’nin hukuki mekanizmaları devreye sokma iradesinin bir göstergesi olarak görüyorum.
Yetkili makamlar tarafından yapılan açıklamalara göre Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında kırmızı bülten talebinde bulunuldu. Sürecin; insanlığa karşı suç ve soykırım başta olmak üzere kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, eziyet, mala zarar verme, nitelikli yağma ve ulaşım araçlarının kaçırılması gibi son derece ağır suçlamalar kapsamında yürütüldüğü belirtiliyor.
Burada özellikle bir noktayı vurgulamak gerekiyor:
Bir devletin başbakanı olmak, hiç kimseye hukukun üzerinde hareket etme hakkı vermez.
Devlet yönetmek başka şeydir; siyasi ve askerî gücü sınırsız bir yetki olarak görmek başka şeydir.
Gazze’de yaşanan insani dram bütün dünyanın gözleri önünde.
Çocukların, kadınların ve sivillerin hayatlarını kaybettiği görüntüler hafızalardan silinmiyor. Açlık, korku ve ölümle mücadele eden insanlara insani yardım ulaştırılması meselesi dahi uluslararası kamuoyunun en ciddi tartışma başlıklarından biri haline gelmiş durumda.
Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahaleye ilişkin iddialar da bu nedenle yalnızca siyasi değil, hukuki açıdan da değerlendirilmesi gereken son derece ciddi bir meseledir.
Türkiye’nin attığı adımın verdiği mesaj ise açıktır:
“Hiç kimse hukukun üzerinde değildir.”
GÜÇ, HESAP VERMEMENİN GEREKÇESİ OLAMAZ
Yıllardır uluslararası siyasette rahatsız edici bir çifte standarda tanıklık ediyoruz.
Güçlü devletlerin veya güçlü siyasi aktörlerin eylemlerinin görmezden gelindiğine, siyasi ittifakların kimi zaman hukukun ve insan haklarının önüne geçtiğine ilişkin ciddi eleştiriler var.
İşte buna itiraz etmek gerekiyor.
Dünya hiç kimsenin sınırsız hareket edebileceği bir alan değildir.
Hiçbir devlet yöneticisi, hiçbir hükümet ve hiçbir siyasi veya askerî güç insan hayatının ve hukukun üzerinde değildir.
Netanyahu’nun bulunduğu makam da İsrail’in askerî gücü de hakkında ileri sürülen ağır suçlamaların bağımsız ve yetkili yargı mercilerince incelenmesine engel olmamalıdır.
Çünkü güçlü olmak, haklı olmak anlamına gelmez.
HUKUKİ SÜREÇ SONUNA KADAR İŞLETİLMELİ
Türkiye’nin yalnızca siyasi açıklamalarla yetinmeyerek hukuki mekanizmaları devreye sokması önemlidir.
Netanyahu ve........
