CHP'de yeni süreç: İhaneti deşifre, devleti takip ve kontrol, milli değerlere saygı ile yeniden yapılanma ve sosyal adalet
E. Yarbay Halil Mert yazdı;
İHÂNETİ DEŞİFRE, DEVLETİ TAKİP VE KONTROL, MİLLÎ DEĞERLERE SAYGI İLE YENİDEN YAPILANMA VE SOSYAL ADALET…
Türkiye'de demokrasinin sağlıklı işlemesinin en temel şartlarından biri, güçlü bir iktidarın yanında güçlü ve sorumluluk sahibi bir muhalefetin de var olmasıdır. Muhalefetin görevi yalnızca iktidarı eleştirmek değildir; aynı zamanda toplumun farklı kesimlerini temsil etmek, alternatif politikalar üretmek ve devletin geleceğine ilişkin vizyon ortaya koymaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin son yıllarda yaşadığı dönüşüm ve sonrasında ortaya çıkan gelişmeler, yalnızca CHP açısından değil, Türk siyasetinin geleceği açısından da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir süreçtir.
Son genel seçimlerde ulaşılan yüzde 48’i aşkın oy oranı, CHP tarihinin en kritik kitlesel başarılarından biridir. Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü ve tecrübeli bir siyasi aktör karşısında çok farklı düşünce gruplarını aynı masada toplamak, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinin önemli bir birleştirici başarısıydı. Ancak seçim sonrası elde edilen bu başarının üzerine çökme gayretleri ve parti içi dinamiklerin istismarı, kurumsal yapıda ciddi bir sınav doğurmuştur.
Seçim sonuçları hafife alınmamalıdır!..
Son genel seçimlerde CHP'nin ulaştığı yüksek oy oranı, parti tarihinin en dikkat çekici başarılarından biridir. Seçim kazanılamamış olsa da yüzde 49 toplumsal desteğin oluşması fevkâlade bir sonuçtur.
Bu sonucun arkasında farklı siyasi eğilimleri aynı masa etrafında buluşturma çabası önemli rol oynamıştır. Bu yönüyle Kemal Kılıçdaroğlu'nun kapsayıcı siyaset anlayışı, Türk siyasetinde üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir tecrübe olarak değerlendirilmelidir.
Liderlik sadece seçim kazanmak değildir!..
Siyasette liderlik yalnızca seçim kazanmakla ölçülmez. Bazen çok farklı dünya görüşlerine sahip insanları ortak hedeflerde buluşturabilmek de önemli bir liderlik göstergesidir.
Türkiye gibi kutuplaşmanın yüksek olduğu bir ülkede bu kolay başarılabilecek bir iş değildir.
Bununla birlikte CHP içerisinde yaşanan liderlik değişimi ve parti içi ayrışmalar, muhalefetin enerjisinin önemli ölçüde iç mücadelelere yönelmesine neden olmuştur.
İç sızmalar ve temizlenme süreci…
CHP bünyesine zamanla nüfuz eden, parti geleneklerine yabancı ve kişisel ikbal odaklı yapıların yarattığı tahribat, son ayrışmalarla birlikte tamamen netleşmiştir.
Parti içindeki ahlâki ve kadrosal arınma, aslında CHP'nin geleceği için büyük bir temizlik fırsatıdır. CHP’ne darbe yapmaya çalışanların Yeni Parti Süreci tıpkı 15 Temmuz gibi arınma ve yeniden yapılanma fırsatıdır. CHP’den ayrılan kadroların veya İYİ Parti gibi alternatiflerin MHP gölgesinden çıkamayarak toplumsal karşılık bulamaması, CHP'nin hâlâ ana muhalefet merkezi olduğunu göstermektedir. Bu aşamada partiyi kaosa sürükleyecek aceleci bir erken kongre yerine, sükûnetle kurumsal bütünlüğü korumak esastır. Ayrıca toplumun kabul edeceği bir liderde hazırlanmalıdır.
CHP'nin önündeki en büyük fırsat…
Her siyasi kriz aynı zamanda yeni bir başlangıcın kapısını açabilir. Bugün CHP'nin önünde önemli bir fırsat bulunmaktadır. Bu fırsat; polemik üreten değil, çözüm üreten... Kimlik siyaseti yapan değil, ortak gelecek inşa eden... Devlet kurumlarını yıpratan değil, daha iyi çalışmasını isteyen... Milli meselelerde ortak tavır geliştirebilen bir muhalefet anlayışını inşa edebilmektir.
Türkiye'nin ihtiyacı tam da budur.
Milli muhalefet anlayışı…
Muhalefetin millî olması, iktidarla aynı düşünmesi anlamına gelmez. Tam tersine;
Devletin bekasını siyaset üstü görmek,
Terörle mücadelede ortak tavır almak,
Savunma sanayiinin gelişmesini desteklemek,
Dış politikada Türkiye'nin çıkarlarını öncelemek,
Ekonomi, eğitim ve hukuk alanlarında daha iyi alternatifler üretmek, milli muhalefetin temel özellikleri arasında sayılabilir.
Bu anlayış toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulabilecek bir siyaset zemini oluşturabilir.
Milli Muhalefet Ekseninde Yeni Strateji… CHP’nin toplum nezdinde sarsılmaz........
