menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO: Modası geçmiş bir ittifak mı, Avrupa’nın son güvencesi mi?

8 0
02.07.2026

NATO: Modası geçmiş bir ittifak mı, Avrupa’nın son güvencesi mi?

NATO, 1949’da Sovyet tehdidine karşı doğdu. Ancak bugün karşı karşıya olduğu en büyük soru artık Rusya değil; kendi varlık sebebidir. Yetmiş yılı aşan bu ittifak, geçmişin bir kalıntısı mı, yoksa değişen dünyanın en önemli güvenlik garantisi mi?

Bugün NATO’nun geleceği, dünya kamuoyunda büyük bir tartışma konusu. NATO’nun varlığını savunanlara göre Rusya’nın genişleme politikası Ukrayna savaşı ile açık biçimde görülmektedir. Avrupa ülkelerinin tek başına, hatta birleşerek bile Rusya karşısında yeterli askerî güce ulaşması kolay değildir. Bu nedenle okyanusun ötesindeki ABD’nin ittifak içindeki varlığı hâlâ en büyük caydırıcılık unsuru olarak görülmektedir.

Buna karşı çıkanlar ise NATO’nun 1949 dünyasının şartlarında kurulmuş eskimiş bir yapı olduğunu savunuyor. Soğuk Savaş’ın bitmesiyle kuruluş amacını kaybeden bu örgütün, günümüzde daha çok ABD’nin Avrupa üzerindeki etkisini sürdürmesine hizmet ettiğini ileri sürüyorlar.

Peki NATO gerçekten miadını doldurdu mu, yoksa değişen dünyada yeni bir görev mi üstlendi?

NATO’nun doğuşu: Sovyet tehdidine karşı Batı savunması…

NATO, 4 Nisan 1949’da kurulduğunda dünya, II. Dünya Savaşı’nın yaralarını sarmaya çalışıyordu. Avrupa büyük ölçüde yıkılmış, ABD savaşın ekonomik ve askerî açıdan en güçlü ülkesi olarak ortaya çıkmıştı. Buna karşılık Sovyetler Birliği, Doğu Avrupa’da kendisine bağlı rejimler oluşturuyor ve nüfuz alanını genişletiyordu.

Batı Avrupa ülkelerindeki temel korku şuydu: “Hitler Almanyası nasıl Avrupa’yı işgal ettiyse, Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği de benzer bir yayılmacı politika izleyebilir.” Bu nedenle NATO’nun en önemli maddesi olan 5. madde ortaya çıktı: Bir üyeye yapılan saldırı, tüm üyelere yapılmış kabul edilecekti. NATO’nun en büyük gücü aslında sadece orduları değil, oluşturduğu bu caydırıcılık oldu.

Soğuk Savaş ve NATO’nun yükselişi...

1950’lerde NATO, Batı dünyasının en önemli güvenlik aracı haline geldi. Kore Savaşı sırasında NATO ülkelerinin destek verdiği askerî mücadele, komünist yayılma korkusunu daha da artırdı. Bu dönemde Türkiye’nin NATO’ya giden yolu da açıldı. Ankara, Sovyetler Birliği’nin Boğazlar ve doğu sınırı üzerindeki baskısını büyük bir tehdit........

© Dikgazete.com