menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İLGİYİ TUTARSIZLIK SAYMAK...

27 0
25.09.2026

Bir insana her gün değil, ara ara da olsa hâl-hatır sormak; onu unutmadığını, önemsediğini ve ona değer verdiğini göstermektir. İnsan ilişkilerinde ilginin ölçüsünü, yalnızca görüşmelerin sıklığı değil, niyetin samimiyeti belirler. Hayatın yoğunluğu, mesafeler, sorumluluklar ve değişen şartlar iki insan arasındaki iletişimin zamanını uzatabilir. Aradan haftalar, hatta aylar geçtikten sonra bir dostun kapısını çalmak, telefon etmek veya “Nasılsın?” diye sormak tutarsızlık değil, çoğu zaman vefadır. Çünkü tutarsızlık; insanın sözünün, tavrının ve değerlerinin şartlara ve menfaatlere göre sürekli değişmesidir. Zaman zaman gösterilen samimi ilgi ise bununla aynı şey değildir. Kur’an-ı Kerim, insan ilişkilerinin temelini sadece davranışların dış görünüşüne değil; ahlâka, adalete ve iyi niyete dayandırır. “Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır.” (Hucurât,12)

Geçmişte yaşanan kırgınlıklar, terk edilme tecrübeleri, güven kayıpları ve hayal kırıklıkları bugünkü ilişkilerin yorumlanmasını etkileyebilir. Daha önce aldatılmış bir insan yeni bir samimiyet karşısında ihtiyatlı olabilir. Değersiz hissettirilmiş birisi, gösterilen ilgiden bile kuşkulanabilir. Ancak psikolojik sebepler bir davranışın anlaşılmasına yardımcı olsa da her davranışı haklı hâle getirmez. İnsanın yaraları vardır, fakat başkalarını sürekli o yaraların sanığı hâline getirmek doğru değildir. Kendi geçmişinin bedelini, kendisine bugün iyi niyetle yaklaşan insanlara ödetmek adalet değildir. Dostluk; her gün konuşmak değil, konuşulmadığı zamanlarda da gönülden silinmemektir. Yıllarca görüşmeyip karşılaştığında kaldığı yerden devam edebilen dostluklar vardır. Her gün konuştuğu hâlde ilk menfaat çatışmasında dağılan ilişkiler de vardır. Yakınlığın ölçüsü yalnızca zaman ve temas sıklığı değildir.

Hz. Peygamber’in insan ilişkilerinde ortaya koyduğu ölçülerden........

© Denge