menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında

21 0
27.02.2026

Falih Rıfkı anlatır bundan 76 sene önce, 10 Kasım günü, Cumhuriyet gazetesinin ikinci sayfasında. Gazi’den bahsederek O’nun Rumeli’ye olan özlemini dile getirir. Hatta Gazi’nin söylediği bir Rumeli türküsü ve Gazi’nin o güzel sesi Falih Rıfkı’nın zihnine kazınmıştır. 

Malum, Mustafa Kemal Paşa özlem duyar Rumeli’ye. Falih Rıfkı da yazısında bu özlemi ifade ederken kır çiçekleri örneğini verir. Gazi’nin her bahar geldiğinde doğup büyüdüğü Rumeli’deki o kır çiçeklerinin kokusunu ta Anadolu’da duyumsadığını belirtir. Elbette Rumeli’den bir çiçek kokusu taşınamaz Anadolu’ya… Ama Falih Rıfkı Rumeli özlemini böyle özel bir örnekle anlatmayı ve hasretin büyüklüğünü dile getirmeye çalışır. 

Yine o yazıda bir 29 Ekim akşamından bahseder. Cumhuriyet Bayramının coşkulu kutlamaları devam ederken Gazi’nin bir anda “zihnen” aralarından ayrıldığını yazar. Ve der ki “…aramızdan uzaklaştığını sezer gibi olurduk. Belki de bir Rumeli köyünün ıssız ve boş karanlığı içinde, bir daha gelmeyecek olanlara ağlayan eski çeşmenin su çağıltısı yanında geçirirdi. Susamış gibi olur, içini çekerdi. Gözlerinden onulmaz (*iyileşmez) sıla hasretinin, damla damla, sisli bir pırıltı ile yaşardığını görürdük. Avutup unutturmaya çalışırdık”. 

Mustafa Kemal Paşa’nın Rumeli hasretini böyle anlatır Falih Rıfkı. Ben de geçen hafta “Keçiören ve Atatürk” başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım bunu. Okuyanlar hatırlar, Gazi için Keçiören demek aslında Rumeli demekti. Günümüzdeki betonlaşmış hali değil elbette. Bağlarıyla meşhur, ağaçlıklı o yeşil Keçiören bir nevi Rumeli’ydi O’nun için… 

“ATATÜRK’ÜN ÇEŞMESİ” ÇANKAYA’DA 

Falih Rıfkı’nın dediği gibi Gazi zihnen kendilerinden........

© Cumhuriyet