Monarşi kapıda ‘Ce!’ derken...
Sevgili okurlarım, bana mı öyle geliyor bilmiyorum, zaman çok hızlı akıyor. Ve ben monarşinin kapıya geldiğini, hatta kapıyı açtığını ve hepimize kocaman bir “Ce!” yaptığını düşünüyorum. Monarşi “Ce” yaparken benim de aklıma toplumların çeşitli zamanlarda içine düştüğü vahim durumu anlatan “yengeç sepeti” sendromu geldi. Şöyle; bir sepete tek bir yengeç atıldığında yengeç hemen güçlü ayaklarıyla sepete tırmanıp kendini dışarı atarmış; iki üç yengeç attığınızda gene tırmanıp çıkarlarmış ama sepeti yarıya kadar doldurduğunuzda işte o zaman bir kaos başlarmış. Tırmanan yengeçler diğerleri tarafından aşağı çekilir ve sepetten özgürlüğe kavuşan olmazmış. Kim kazanırmış peki? Tabii yengeç sepetinin sahibi.
İçinde bulunduğumuz zamanlarda halimiz biraz yengeç sepetindeki yengeçlere benziyor. Can havliyle sepetten kurtulmaya çalışıyoruz ama sepetin sahibi öyle oyunlar, öyle dalavereler biliyor ve uyguluyor ki sepetin içinden çıkabilmek için sepeti parçalamamız, devirmemiz gerekiyor.
Sepetin sahibi sürekli hareket halindeki yengeçleri oyalamak için nelere başvurmuyor ki! Örneğin, gelelim şu Dünya Kupası’na... Doğrusu ben pek futboldan anlamam. Çocukluğumda........
