Geri Dönüşüm Vicdan Rahatlatmak için Yeterli midir?
Plastiği ayırdım. Mavi kutuya attım. İçim biraz rahatladı. Ama sonra şunu düşündüm: Gerçekten ne değişti? Geri dönüştürdüğümüz plastik şişeden hala su içmiyor muyuz? O şişe, moleküler özelliklerini silip masumlaşabiliyor mu? Mikroplastikler bir anda yok mu oluyor, yoksa sessizce vücudumuza sızmaya devam mı ediyor? Mikroplastikler artık sadece okyanuslarda değil; kanımızda, akciğerlerimizde, plasentada. Yani mesele sadece deniz kaplumbağaları değil. Mesele biziz. Biz o kaplumbağaya üzülürken, aynı plastiği pipetinden ayrıştırıp doğru kutuya atarak kendimize sarılıyoruz. Bir tür ahlaki makyaj bu. Çevreci gibi yapmak.
Geri dönüşüm kutusuna attığımız plastik, o anda denize ulaşmayı bırakıyor mu? Balıkların midesi rahatlıyor mu? Kaplumbağalar “oh........
