menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deneyimsel öğrenme ve otantik eğitim: Tonguç Antalya’da

12 65
19.02.2026

Köy Enstitüleri yalnızca Türkiye’deki eğitim sistemi üzerinde değil, küresel eğitim dünyasında da dikkate değer bir etki yaratmıştır. Kuruldukları dönemde henüz kavramsal adları bile konulmamış olan deneyimsel öğrenme ve otantik eğitim gibi yenilikçi yaklaşımları hayata geçirmiş; öğretmen eğitimini ve mesleki gelişimi güçlendirmiş, kırsal eğitimin yapısal sorunlarına çözüm üretmiş, kültürel mirasın korunmasına katkı sağlamış; sosyal adalet fikrini eğitim yoluyla desteklemiş ve reform çabalarında uluslararası iş birliğine zemin hazırlamışlardır. Bu çok katmanlı katkılar düşünüldüğünde, küresel eğitim tarihinde kalıcı bir miras bırakmış olmaları kaçınılmazdır.

Hilmi Uysal, Pakize Türkoğlu ve Mualla Aksu “Sağlık Ekseniyle Köy Enstitüleri – Sağlık Eğitimi ile Canlandırılacak Köy” çalışması sırasında.

Antalya’dan Prof. Dr. Hilmi Uysal, Temmuz 2023’te Mualla Aksu ve Pakize Türkoğlu ile birlikte Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nce kitap olarak da yayınlanan, köy enstitülerinin sağlık eksenini inceleyen önemli bir araştırmaya imza atmıştı: Sağlık Ekseniyle Köy Enstitüleri – Sağlık Eğitimi ile Canlandırılacak Köy. Hilmi, hekim olması nedeniyle Köy Enstitülerinin ülkemiz sağlık sistemine katkılarını bir araştırmacı gözüyle görüp incelemenin, onu çok çok daha fazla etkilediğini ve içinde köy enstitüsü anlayışıyla kopmaz bir bağa dönüştüğünü söylüyor. Hilmi, şimdilerde Köy Enstitülerinin yalnızca uygulayıcısı değil, düşünsel mimarı olan İsmail Hakkı Tonguç ve onun eğitim felsefesinin yaşamasına, günümüze yönelik dersler çıkarılmasına katkı amaçlı bir eğitimin içinde. Kısaca, Tonguç’u Antalya’ya getirmiş Hilmi.

Tonguç, İlköğretim Genel Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, kırsal kalkınmayı eğitim yoluyla gerçekleştirme fikrini sistemli bir modele dönüştürmüş; “iş içinde, iş için eğitim” ilkesini kurumsal yapıya yerleştirmiştir. Tonguç’un yaklaşımı, öğretmeni yalnızca bilgi aktaran bir figür değil, köyün sosyal ve ekonomik dönüşümünde öncü bir aktör olarak konumlandırıyordu. Onun vizyonu; eğitimi üretimle, kültürle ve toplumsal sorumlulukla birleştiren bütüncül bir anlayışa dayanıyordu. Bu nedenle Köy Enstitüleri, sıradan bir öğretmen okulu değil; aynı zamanda bir toplumsal dönüşüm projesi olarak şekillendi. Tonguç’un rolü, hem pedagojik yenilik hem de kamusal cesaret açısından belirleyicidir.

1960’lı yılların gençlik hareketlerinin öncülerinden biri olan, 12 Mart sonrasında Dev-Genç davasından tutuklanan,........

© Birgün