Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği gibi aşırı üretken, bir yandan yağmur gibi bilimsel makaleler yayımlarken aynı zamanda popüler kitaplar da kaleme alan, sık sık televizyon programlarına katılan, değişik forumlarda sunumlar yapan bir akademisyen. Güler yüzlü, babacan, nüktedan bir üslubu da var. Kendini izleyenlerde sabah akşam ekonomik modellerle boğuşan, dağ gibi verileri analiz eden, sürekli referans kitaplarını didikleyen biri izlenimini uyandırmıyor. Yani; içe dönük, sosyal yönü zayıf, fazlaca akademik, İngilizce’de “nerd”, bizde inek diye tabir edilen kalıba pek uymuyor.
Geçtiğimiz hafta İngiliz The Economist Dergisi Daron Acemoğlu ile ilgili, tek kelimeyle ifade edilecek olursa “yakışıksız”, ayakları yere basmayan, alay dolu bir yazı yayımladı. Metin daha çok kendi ifadelerine göre birkaç kadeh içince dili çözülen, adı zikredilmeyen bazı akademisyenlerin yorumlarına, belki daha doğru ifadeyle dedikodularına dayanıyordu. Acemoğlu’nun fikirlerinin inandırıcı olmadığı öne sürülüyor, veri cambazlığıyla “daha önce denenmiş ve başarısız olmuş popülist politikaları” meşrulaştırdığı öne sürülüyordu.
Burada popülizmle, “Hangi Liberal Demokrasi” olarak dilimize çevrilen, kapitalizmin bugünkü kurgusuna eleştiriler getiren, daha paylaşımcı politikalar öneren son kitabının kastedildiği ortada. Ayrıca yapay zeka alanındaki gelişmelere yönelik sorgulamalarının da özellikle Silikon Vadisi çevrelerinde rahatsızlık yarattığı biliniyor. Bu saptamalardan The Economist’in teknoloji oligarklarının sözcülüğüne soyunduğu pekala söylenebilir.
Acemoğlu makaleyi “tetikçi işi” ilan edip, cevabını verdiği, söz konusu yazı zaten çokça konuşulduğu için daha fazla üzerinde durmak gereksiz. Türkiye’de Acemoğlu “bizden biri” kabul edildiği için; çalışmalarını bilen-bilmeyen, tartışmanın bağlamını kavrayan-kavramayan siyaset yelpazesinin farklı kanatlarında yer alan kişilerde doğal bir sahiplenme refleksi gelişti. Bu duygu haliyle anlaşılabilir. Ancak küresel sermayenin organlarının topyekûn Acemoğlu’nu hedef tahtasına oturttuğu, sistemli bir “itibar suikastına” uğrattığı iddialarının henüz bir kanıtı yok.
EKONOMİ MEDYASINDAKİ SİTAYİŞKÂR MAKALELER
Aksine küresel ekonominin en yetkili yayın organı denilebilecek, yine İngiliz Financial Times’ta, baş ekonomik yorumcu Martin Wolf, Acemoğlu’nun son kitabının tezlerini onaylayan kapsamlı bir makale kaleme aldı. Kitabı tam zamanında ve provoke edici olarak nitelerken, bir an önce harekete geçme zamanının geldiğini vurgulayan önemli bir çağırıyı temsil ettiğinin, çalışmanın zor kazanılan ve çok değerli özgürlüklerin tehlikede bulunduğu uyarısı yaptığının altını çizdi. (Martin Wolf, Is it too late to save liberal democracy? Financial Times 12.Ağustos 2026). Aynı şekilde Bloomberg sitesinde yine ağırlıklı bir kalem Clive Crook, kitabın, dünyanın en önemli ekonomistlerinden biri tarafından, olağanüstü bir tarihsel ufuk, keskin bir teknik uzmanlık, baş döndürücü bir akademik üretkenlikle hazırlandığını belirtti. (Clive Crook, Liberal of the World Unite-Against Anti-Liberals Left and Right. Bloomberg 18 Ağustos 2026). Amerikan Fortune dergisinde de Nick Lichtenberg, kitabın önemini vurgulayan, Acemoğlu’nun YZ iyimserleriyle kötümserleri arasında makul bir konumda bulunduğunu dile getiren sitayişkar bir makale yayımladı. (Nick Lichtenberg, Nobel Laurate Daron Acemoğlu says AI and liberal democracy share the same crisis: there is a tendency to escalate everything, The Fortune 15 Ağustos 2026).
Kısaca, uluslararası sermayenin tek bir yayın organı üzerinden Acemoğlu’nun sistematik bir saldırı karşısında bulunduğunu ilan etmek fazlaca vehim barındırıyor. Kendisi zaten sosyalist, Marksist bir iktisatçı değil. Sistemin içinden, kapitalizmin epey bir zamandır mustarip olduğu tıkanmaya bir........
