Dar
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
“Bunalıyoruz çocuk bunalıyoruz/Biçim veremediğimiz şeylerin/Biçimini alıyoruz”. Şükrü Erbaş’ın bütün zamanların ama daha çok da son zamanların ruhunu, ekonomik, psikolojik, sosyolojik, ideolojik, tarihsel, politik ve dahası, bir ‘ruhdeste’ olarak duyuran dizelerini analım önce. ‘Ruhpostası’nda son durum böyle.
Gençlerden, sokaktan gelen pek çok sözcüğün, deyimin, dil kullanımının iyi-kötü örneklerini duyuyoruz, okuyoruz. ‘Uygun musunuz?’ diyeceğine ‘müsaitliğiniz var mı?’ sorusunu kibarlık, incelik sananlar beni ‘muhattap’ almazlar biliyorum. Almasınlar da! Buna üzülüyor muyum? Sosyalistlerin bile selamlaşırken, nerden çıktıysa, kafa tokuşturduğu bir ülkedeyiz artık, isteyene üzülecek şey çok yani, “dert var hemdert yok!”
Türkçenin iyi, yerinde kullanımlarından biri hayli yaygınlaşmış durumda, anlamına değil ama tam yerinde kullanımına seviniyorum, ‘darlandım’ diyor biri, ‘darlama’ diyor bir başkası. Çok dolu, özlü sözcükler, eylemler bunlar, en azından neye karşı çıktığımızı açık açık söyleme, gösterme bakımından: Topluma bu gömlek dar geliyor, gençlik kendine çizilen sınırları yıkıp ötesine geçecek, kadınlar eve mahkum olmadıklarını gösteriyor, işçiler sınıf sendikacılığına yöneliyor,........
