menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avukat Deniz Yazgan: “Kadının kaybettiği yılların etkisi nafaka süresi dolunca sona ermiyor”

35 0
30.09.2026

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175’inci maddesinde yer alan ve boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşin diğer eşten “süresiz olarak” nafaka talep edebilmesine olanak tanıyan ibarenin iptaline ilişkin kararının gerekçesi Resmî Gazete’de yayımlandı.

AYM, 4 Haziran 2026 tarihli kararında “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti. Kararın yürürlüğe girmesini dokuz ay erteledi.

Kararı bianet’e değerlendiren Avukat Deniz Yazgan, AYM’nin nafaka yükümlüsünün uzun yıllar ekonomik bir yük altında kalmasına ilişkin değerlendirmesine dikkat çekerek kadınların evlilik süresince üstlendiği ücretsiz bakım emeğinin de hesaba katılması gerektiğini söyledi.

Yazgan, “Kararda beni en çok düşündüren, tarafların hakları arasında denge kurulurken kadınların hayatındaki eşitsizliğin yeterince hesaba katılmaması” dedi.

“Evlilikte oluşan ekonomik eşitsizlik boşanmayla ortadan kalkmıyor”

AYM’nin nafaka ödeyen kişinin evliliğin ekonomik sonuçlarıyla uzun yıllar bağlı kalmasını ağır bir yük olarak değerlendirdiğini söyleyen Yazgan, kadınların evlilik nedeniyle çalışma hayatından uzaklaşmasının ve bakım emeğinin de aynı ağırlıkla ele alınması gerektiğini belirtti.

Yazgan şöyle konuştu:

“Boşanma kararı verildiğinde evlilik hukuken sona eriyor. Ama evlilikte oluşan ekonomik eşitsizlik, o gün ortadan kalkmıyor.

Bir kadın yıllarca çocuklara bakmış, evin bütün işlerini üstlenmiş, belki yaşlı veya engelli bir aile üyesinin bakımını yürütmüş olabilir. Bu sırada diğer eş çalışmaya devam eder; mesleki deneyim, gelir ve emeklilik hakkı biriktirir. Kadının emeği, bu birikimi mümkün kılan koşulların bir parçasıdır.

Boşanırken yalnızca kimin maaşı olduğuna bakarsak bu ilişkiyi göremeyiz. Kadının bugün gelirinin bulunmamasını, geçmişteki iş bölümünden bağımsız bir durum gibi ele almış oluruz.

Üstelik bakım sorumlulukları boşanmadan sonra da devam edebilir. Kaybedilen yılların ve fırsatların etkisi, nafaka için belirlenen süre dolunca sona ermiyor.”

“Başlangıçta bitiş tarihi olmaması, ödemenin koşulsuz sürmesi demek değil”

Yazgan, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün de korunması gerektiğini ancak mevcut hukukta nafakanın kişinin mali durumuyla ilişkilendirildiğini söyledi.

“Ödeme gücü elbette dikkate alınmalı. Nafaka yükümlüsünün geçimini sağlayabilmesi de korunması gereken bir hak” diyen Yazgan, koşullar değiştiğinde nafakanın azaltılması veya kanundaki şartlar gerçekleştiğinde kaldırılması için mekanizmalar bulunduğunu hatırlattı.

Yazgan, şöyle devam........

© Bianet