Dokunmayın çocuklara
Bu hafta bambaşka olsun istemiştim.
Hepimizin yüreğine iyi gelen müzik dünyasından,
çok değerli sanatçılarımızdan bahsedecektim.
Ama olmadı.
Üzülmekle endişe,
korku ile çaresizlik arasında
arafta kaldım sanki.
Ne müzik ne başka bir şey
canım istemiyor hiç bir şey.
Biliyorum herkes öyle.
Sanata değil de silahlara milyar Dolarları harcayan kötülerin bitmiyor zalimlikleri
dinmiyor acılar.
168 MELEK
Ön sıradaki kalem kutusunu göstermişti arkadaşına,
doğum gününde ablası hediye etmişti.
Sabah yumurtasını annesinin zoruyla yemişti onun arkasında oturan.
Teneffüs zili çaldığında çok terlemeyecekti
babası tembih etmişti onu,
okula bırakırken.
Koşarak gelmişti hepsi okuluna.
Okul demek sadece eğitim değil arkadaş demek, oyun demekti.
Büyümek demekti, umut demekti, gelecek demekti.
Meğerse yokmuş bir gelecekleri.
Nereden bileceklerdi ki
bir vampir gibi çocukların kanını içen, istismar edenlerin
bu kez kendi okullarına bomba atacağını.
Gökyüzü deyince güneşi, ayı, yıldızları bilirdi onlar.
Ne bilsinler ki,
resimlerde masmaviye boyadıkları o gökyüzünden
füzeler yağacaktı üzerlerine.
Kimbilir belki de renkli bir........
