Barbar medenileşmenin sonu
“Bu olgularda göze çarpan şey insanlardaki şefkat, empati ve ahlaki duyguların kırılganlığıdır.” Nico Henri Frijda
“Devleti putlaştıran, parayı mitleştiren sistemin şiddet ve savaş olmadan sürmesi mümkün değil” Ümit Kardaş
20. yüzyılın son çeyreğinde oluşturulan Yeni Dünya Düzeni, çok uluslu şirketlerin önündeki engellerin kaldırılmasını, Üçüncü Dünya ülkelerinin borçlarını ödeyebilir programlara tabi tutulmalarını ve uluslararası sermaye için yeni kâr alanlarının açılmasını amaçlıyordu.
Bu dönem, Üçüncü Dünya ülkelerinin büyük bölümü için borçların iki katına çıktığı ve büyümenin artmadığı bir dönem oldu. Bu süreçte yaşananlar büyük kitlelerde “Yeni Dünya Düzeni”nin sorgulanmasına yol açtı.
Afrika’daki insanların yoksulluğa ve ölüme terk edilişleri, Asya Kaplanlarının çöküşü, Irak’ın 12 yıl boyunca bombalanarak ambargolarla halkının yıkıma uğratılması, Yugoslavya ve Çeçenistan’da yaşananlar, Afganistan ve Irak işgali ABD’nin güçlü devletlerle birlikte yarattığı sistemin silah, savaş, yıkım ve ölümle ayakta durabildiğini gösteriyordu.
Bu gelişmeyle yük yine dünya üzerindeki yoksul ülkelerde yaşayan kitlelerin üzerine aktarıldı. Bu dönemde askeri darbeler yoğun bir şekilde yaşandı. İnsan hakları ihlalleri en yüksek düzeye ulaştı. Faili meçhul cinayetler kayıplar, işkenceler yoğunlaştı.
12 Eylül 1980 askeri müdahalesi, uygulamaları, topluma giydirilen ve bir türlü yırtıp atamadığımız deli gömleği bu durumun en somut göstergesi. Bugün gelinen noktada da güncel çöküş daha karmaşık ve toplumsal sonuçları bakımından daha derin.
Küresel düzeyde ülkeler arası gelir dağılımındaki büyük fark çok önemli bir gerçeğe işaret etmekte. Bilgi, enformasyon ve sermayenin sınır tanımadığı ve küreselleştiği bir ortamda zengin ülkelerle, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında gelir ve gelişme farkları giderek artmakta.
Az gelişmiş ülkelerde üretimin düşük kaldığı, açlıktan ve hastalıktan dolayı çocuk ölümlerinin arttığı, çevrenin hızla kirlendiği, gelişmiş ülkelerin çöplerini bizim gibi demokrasisi ve ekonomisi zayıf ülkelere ihraç ettiği, silah üreten teknolojilerin global politikaları etkilediği, işgal ve savaşların önlenemediği, önyargıların ve çelişkilerin kol gezdiği, yapay zekayı üreten sistemin........
