menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye… Kürtler için acı bir anlaşma…

76 0
20.02.2026

Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin çelişkili haberler ve farklı değerlendirmeler devam ederken insan hakları savunucularının dikkatleri Suriye Kürdistanı’ndaki belirsizliklere de yoğunlaşmış bulunuyor.

Dün Fransız haber ajansı AFP'nin Haseke'den geçtiği bir haberde, Suriye'de islamcı IŞİD saldırganlarına karşı yiğitçe mücadele vermiş olan Kadın Koruma Birlikleri (YPJ)'nin sözcüsü Roksan Muhammed'in, Şam yönetimi ile yapılan ve Suriye Kürtlerinin özerkliğini fiilen sona erdiren anlaşmaya isyan dolu açıklamaları yer alıyordu.

Suriye'nin kuzeyindeki bir askeri üste gazetecilerle omuzunda makineli tüfekle konuşan Roksan Mohammad, "YPJ, Washington'un desteğiyle Suriye'de İslam Devleti (IŞİD) örgütünü yenilgiye uğratan Kürt güçlerinin bir parçasıdır... Çok fazla fedakarlık yaptık, binlerce şehit verdik, bunların çoğu da benim yakın arkadaşlarımdı... Bugün İslamcı başkanın dayattığı anlaşmanın ardından kadın birliklerinin kaderi belirsiz hale geldi" diyor.

Ama son derece kararlı, ekliyor: "Ancak Kürtlerin siyasi sisteminde kadınların statüsü yüksektir. Her sorumluluk pozisyonunda bir erkek ve bir kadından oluşan ikili bir yönetim vardır. Kadınları kabul etmeyen bu hükümetle mücadelemizi yoğunlaştıracağız."

Bu söyleşinin yayınladığı gün, Orient XXI’de Belçikalı gazeteci dostumuz Chris Den Hond'un geçen ay gittiği Rojava’daki gözlemleri ayrıntılı olarak yer alıyordu.

Onyıllardır Kürt ulusal direnişinin yakın izleyicisi ve destekçisi olan, Belçika'da yıllarca Kürt televizyonu Roj TV'de çalıştığı gibi, Kürdistan'da sık sık röportajlar yapan Chris Den Hond'un geçen yıl Diyarbakır'daki Newroz kutlamalarını izlemek üzere Türkiye'ye girmesi Türk Devleti tarafından yasaklanmıştı.

Yarın Brüksel’de yapılacak bir dayanışma toplantısında, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi (KDSDÖY) temsilcisi Hozane Ahmed ile birlikte konuşacak olan Chris Den Hond, geçen ay Rojava'daki gözlemlerini Orient XXI’de yayınlanan yazısında şöyle anlatıyor:

Suriye… Kürtler için acı bir anlaşma…

17 Ocak 2026. Suriye Kürdistanı'na, ya da “Rojava”dan geriye kalanlara ulaşmak için, Irak Kürdistanı'ndan Dicle Nehri'ni iki yakasını birbirine bağlayan yüzer köprüden geçiyoruz. Kamyonlar, petrol tankerleri ve insanlar bu geçitten Suriye'nin özerk Kürt bölgesine girip çıkıyor. Bu geçiş noktası, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi (KDSDÖY)’in gelir kaynağı.

Suriye ordusu, Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’nin yönetimindeki Halep, Raqqa ve Deir ez-Zor'un tamamını ele geçirdikten sonra, Haseke şehrinin kapılarına dayandı. Suriye ordusunun özerk bölgenin geri kalanını da işgal etme tehdidi ağır basıyor. Kürtler, kurtarabileceklerini kurtarmaya çalışıyor. KDSDÖY yetkililerinin resmi çizgisi olan “Kürtler ve Araplar başta olmak üzere topluluklar arasındaki bir arada yaşama”nın hızla sona ermesinden dehşete düşmüş durumdalar.

Kürtler bizi, Kamışlı'nın 25 kilometre doğusundaki Tirbespi'ye götürüyorlar. Burada, Şam'ın resmi ordusuna bağlı milisler cephe hattına havan topları yerleştiriyorlar. İlan edilen “genel seferberlik”te her yaştan erkek ve kadın, ellerinde kalaşnikoflarla, Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgedeki tüm köşe başlarını tutuyorlar. Bu öz savunma komiteleri, Şam güçlerinin bölgeye girmesini engellemeye çalışacak. 50'li yaşlarındaki Hüseyin Khaled öfke ve endişe dolu konuşuyor: “Devrimimizin kazanımlarını koruyoruz.”

21 Aralık 2025'te Ahmed Al-Şaraa'nın yaptığı uzlaşma önerisinin ardından, 4 Ocak'ta Şam'da ABD ve Fransa'nın gözetiminde bir toplantı düzenlenmiş. Bu görüşmeden çıkan metin imzalanmaya hazır, ancak Suriye Dışişleri Bakanı Assaad Al-Chaibani kendisine iletilen bir notu aldıktan sonra salonu terk ediyor. Geri döndüğünde imzalamayı askıya alıyor.

5 ve 6 Ocak'ta Paris'te, ABD'nin himayesinde İsrail ve Şam yetkilileri arasında görüşmeler yapıldı. Amaç İsrail ve Türkiye arasında Suriye konusunda bir anlaşma sağlamaktı. Türkiye'nin desteğine sahip Şam önemli tavizler veriyor: Golan Tepeleri'ni İsrail'e terkettiği gibi, güneybatıyı da Suriye ordusunun saldırmayacağı güvencesiyle Tel Aviv'in etkisi altında bırakıyor. Şam yönetimi, buna karşılık, Batılı güçlerden Kürtler ve müttefiklerinin kontrolündeki özerk bölgeye girme yetkisini........

© Artı Gerçek