ÖZGÜR ÖZEL ve CHP YÖNETİMİ BOCALIYOR
Son günlerde parti taassubu konusunda hiç hoş ve doğru bulmadığım tutumlara şahit oluyoruz.
Şöyle ki, bir partiden seçilip başka bir partinin bayrağını şu veya bu gerekçeyle sallamak elbette seçmen iradesine saygısızlıktır.
Seçilmişler seçildikleri parti ile sorun yaşayabilirler ve hatta yol ayrımı da yaşayabilirler.
Bu anlaşılabilir ve normaldir.
Seçilmişlerin parti değiştirmeleri siyasi tarihimizde ilk değildir ve son olmayacaktır.
Parti değiştirmenin önünde yasal engel yok.
Benim tercihim partisiyle geçinemeyen seçilmişlerin görev sürelerini bağımsız olarak sürdürmesinden yanadır.
Anlaşılıyor ki, Özgür Özel ile paralel düşünmüyoruz!
Zira hakkında partisinden istifa eden bir belediye başkanı kendisine küfür ve hakaret ettiğini söylüyor.
Kabul etmek gerekir ki, küfür ve hakaret yasalar dışında; etik dediğimiz, ilkeli davranmak dediğimiz, erdemli olmak dediğimiz ve esasen bizi sosyal hayatta itibarlı yapan bambaşka değerler, ölçüler ve sosyal kurallara göre muteber bir tutum değildir.
Bahse konu ettiğimiz ölçü, değer ve sosyal kuralların gücü kesinlikle yasalardan daha yüksek ve üstündür.
Çünkü, yasaların değişimi yasama organını tarafından çok kolay bir şekilde değiştirilebilirler iken, toplum tarafından kabul edilmiş değerler, ölçüler ve sosyal kuralları değiştirmek kolay değildir ve bu kuralların değişimi gerekli olsalar bile uzun yıllar içinde olur.
Bu sebeple, sosyal dokuya uymayan davranış, tutum ve söylemler toplum tarafından meşru kabul edilmez.
Kabul edilmeyen davranışlar da rıza üretemediği için meşru değildir.
Haliyle, istifa edenlerin tutumu yasal olsa........
