Dünya beşten büyük, peki ya BM?
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Netanyahu kürsüye çıkarken heyetlerin salonu terk ettiği görüntüleri izledim. Diplomasinin bütün o ölçülü, dikkatli, bazen de insanı çileden çıkaran ketum dilinin arasında, bu kez söze ihtiyaç duyulmadı. Delegeler kalktı ve gitti. İsrail Başbakanı ise arkasından kendilerini ahlaki korkaklıkla suçladı. Oysa bu protestonun diplomatik anlamı, tam da o kürsünün karşısında bulunmayı reddetmekti.
Elbette bir salonun boşalması Gazze'deki insani felaketi sona erdirmiyor. Fakat uluslararası siyasette sembollerin de bir karşılığı var. Hele ki devletlerin ortak iradesini temsil etmesi beklenen bir kurumda, toplu bir diplomatik itirazın görünür hâle gelmesi yabana atılacak bir gelişme değil.
Ancak dış politika meseleleri ile hemhal olan herkesin kafasında dönen şöyle bir soru da var: Ya sonra?
Bu hafta 81'inci Genel Kurulu'nu gerçekleştiren Birleşmiş Milletler, seksen yılı aşkın süredir uluslararası barışı koruma iddiasını taşıyor. Kuruluşundan bu yana değişen dünya düzenine rağmen karar alma mekanizmasının........
