Borç/özsermaye
Aynı şekilde şirketlerin de sağlıklı bir mali yapıya sahip olabilmeleri için borçları ile öz sermayeleri arasında makul bir denge bulunmalıdır. Bu denge bozulduğunda ise ilk bakışta fark edilmeyen ancak zamanla büyüyen ciddi sorunlar ortaya çıkar.
Öz sermaye, bir işletmenin kendi kaynağıdır. Şirket sahiplerinin koyduğu sermaye ile yıllar içinde elde edilen kârların işletmede bırakılan kısmından oluşur. Borç ise bankalardan, finans kuruluşlarından veya diğer kaynaklardan alınan dış finansmandır. Sağlıklı bir işletmede bu iki unsur birbirini tamamlar. Ancak borcun aşırı büyümesi ve öz sermayenin geride kalması durumunda mali yapı kırılgan hale gelir.
Bugün birçok işletme büyümek, yeni yatırım yapmak veya günlük faaliyetlerini sürdürebilmek için borç kullanmaktadır. Aslında borç kullanımı tek başına kötü bir şey değildir. Doğru yönetildiğinde işletmelerin büyümesini hızlandırabilir. Sorun, borcun kontrolsüz şekilde artmasıyla başlar.
Düşünün ki aylık geliri 50 bin lira olan bir aile sürekli kredi çekerek yaşamını sürdürmeye çalışıyor. İlk başta her şey normal görünür. Yeni eşyalar alınır, ihtiyaçlar karşılanır. Ancak bir süre sonra kredi taksitleri gelirin önemli bölümünü tüketmeye başlar. Sonunda aile gelirinin büyük kısmını borç ödemelerine ayırmak zorunda kalır.........
