MEB’in Zazaca kararında bilimsel gerekçe bekleniyor
Kimi Zaza, Kürd olmadığını iddia ediyor. Bir Zaza kendisini Kürd olarak tanımlayabilir ya da tanımlamayabilir. Kendini Kürd hissetmemek suç değildir, aksine zorlamak zorbalıktır, suçtur. Kimi zazanın kendini Kürd hissetmemesinde Kurmancların da payı vardır.
Zazacanın dilbilimsel olarak hangi dil ailesi/grubu içerisinde sınıflandırılacağı ise ayrı bir bilimsel meseledir.
UNESCO'nun ‘Tehlike Altındaki Diller Atlası’nda Zazaca/Kırmancki, ‘güvensiz/kırılgan’ kategorisinde yer alıyor ve dilin ‘ev içi iletişim dili olma vasfını yitirmek üzere’ olduğu belirtiliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı kaybolma tehlikesi altındaki dil olan Zazaca için pozitif ayrımcılık yapıp Zazacayı en azından zorunlu ders kapsamına almıyor. Erken çocukluk döneminden başlayarak anadilinde eğitim hakkı tanımıyor. Zazaca konuşucuların çoğunlukta olduğu il ve ilçelerde yerel yönetimler herhangi bir yasal engel olmamasına rağmen kendi kreşlerinde Zazaca ve Türkçe eğitim vermiyor. Yerel yönetimler dahil her bir resmi kurum vatandaşa anadilinde hizmet verebilmek için personeline Halk Eğitim Kursu yoluyla Zazaca bilirliği sağlayıp, artırıp sertifikalandırmıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı da bunları yapmak yerine Zazacayı Kürdceden ayrı bir dil olarak resmen kabul edip buna uygun müfredat ve seçmeli ders için kitaplar hazırladı.
MEB'in kararı, doğrudan bir ‘bilimsel rapor’a değil, akademisyenler ve Zazaca öğretmenlerinden oluşan bir komisyonun hazırladığı yaklaşık 200 sayfalık bir öğretim programına dayanıyor. Komisyonda Bingöl, Munzur ve Ankara üniversitelerinden akademisyenler ile Bingöl İl MEM........
