menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş isteyenler kim, Barış isteyenler kim?

10 0
22.03.2026

Agree or Disagree, Donald Trump will go down in history as the worst President ever!-

Katılırsınız ya da katılmazsınız, Donald Trump tarihe gelmiş geçmiş en kötü başkan olarak geçecek!

Ülkelerin toplam yıllık küresel savaş, savunma, savaşa hazırlık bütçesi ya da harcamaları 3 trilyon doları geride bırakmış olabilir...

ABD Genelkurmay'ı Pentagon İran molla rejimini yıkmak için ABD Kongresi'nden 200 milyar dolar talep ediyor! (Haberin Kaynağı: Profesör Steve Hanke)

BBC'nin haberine göre, İran'ın Orta Doğu'daki ABD askeri üslerine yönelik karşı saldırıları 800 milyon dolarlık hasara yol açtı.

Süleyman Demirel, "En çok silah satan ülkeler barış ister mi? Tabii ki istemez," demişti...

Reuters-Ipsos tarafından yapılan ve Amerikalıların yaklaşık yüzde 60'ının 28 Şubat 2026'da başlatılan İran'la savaşı onaylamadığını gösteren çok güvenilir bir anket var...

"Make America Great Again" sloganı etrafında toplanan Donald Trump taraftarı, hayranı ABD vatandaşlarının yüzde 90’ıysa savaşı destekliyor...

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların inandığı" iddiasında bulundu...

Leavitt Trump destekçilerinin çoğunun İran'daki savaşı tamamen desteklediğini gösteren bir anket paylaştı...

Leavitt, "Defalarca söylediğim gibi Amerikalılar, Başkan Trump'a Başkomutanlık görevinde güveniyor ve terörist tehditleri ortadan kaldırma ve güvenliğimizi sağlama çabalarını destekliyor" dedi.

Leavitt: "Medya ne kadar aksini iddia etmeye çalışırsa çalışsın 'MAGA taraftarları arasında bölünme' diye bir şey yok."

Leavitt, "Amerikalılar, Epik Öfke Operasyonu'nun muazzam bir başarı olduğunda hemfikir" iddiasında bulunarak katılımcıların yüzde 80 ila 90'ının savaşın verimli geçtiğine katıldığını gösteren Beyaz Saray anketlerinin bağlantısını gönderisine ekledi...

Leavitt'in paylaşımı, X'te Topluluk Notu almasına neden oldu...

Topluluk Notu'nda, "Bağlantıda bahsedilen Beyaz Saray anketleri, yalnızca savaşı destekleyen MAGA Cumhuriyetçileri veya Cumhuriyetçilerden söz ediyor... Bu durum anket yapılan Demokrat ve Bağımsızları dışarıda bırakıyor ve verileri çarpıtarak Amerika'nın genel görüşlerini yanlış yansıtıyor" deniyor.

RUSYA İRAN'A ASKERİ DESTEK VERMİYOR

Rusya lideri Vladimir Putin, İranlı liderlerin Nevruz Bayramı'nı kutlayarak, Moskova'nın zor zamanlarda Tahran'ın yanında olduğunu ifade etti...Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran'a destek mesajı verdi. Kremlin'in paylaştığı açıklamada, "Vladimir Putin, İran halkına bu zorlu sınavlardan alınlarının akıyla çıkmalarını dileyerek bu zor dönemde Moskova'nın, Tahran'ın sadık bir dostu ve güvenilir partneri olmaya devam ettiğini vurguladı" ifadeleri yer aldı.

Rusya, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının "tüm Ortadoğu'yu uçuruma sürüklediği" ve büyük bir küresel enerji krizini tetiklediği görüşünde.

Rusya, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesini de "sinsi bir cinayet" olarak nitelendirmişti.

İranlı mollalar, 1979'da ABD destekli Şah'ın devrilmesinden bu yana ülkenin karşılaştığı en büyük krizde Rusya'dan gerçek anlamda çok az yardım gördüklerini ifade ediyor.

Rusya ile İran'ın geçen yılın Ocak ayında imzaladıkları stratejik ortaklık anlaşmasında karşılıklı savunma maddesi yer almıyor.

Rusya, İran'ın nükleer bomba geliştirmesini istemediğini de defalarca vurguladı. Moskova, böyle bir adımın Ortadoğu genelinde bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyeceğinden endişe ediyor...

Bu arada Rusya'nın Washington'a bir "karşılıklı taviz" (quid pro quo) teklifinde bulunduğu iddia edildi...Politico'nun haberine göre Moskova, Washington'a ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlıklarının hassas koordinatları gibi istihbarat bilgilerini İran'la paylaşmayı durdurmayı teklif etti. Buna karşılık, ABD'den de Ukrayna'yla Rusya hakkında istihbarat paylaşmayı kesmesini istedi. Haberde, ABD'nin bu teklifi reddettiği iddia edildi.

Aralık 2025'ten bugüne İran hükümeti sokaklara dökülen ve molla rejimini protesto eden 30 binden fazla muhalif insanı öldürmüştü...

İran'ın yıllık petrol satışı geliri 30 ila 70 milyar dolar seviyesinde değişiyor...

28 Şubat 2026'da İran'a ABD ve İsrail ortaklaşa saldırısı başlatıldı...28 Şubat 2026'dan bugüne İran'ın askeri kapasitesinin epey zayıflatıldığı söylenebilir...

İsrail Başbakanı Netanyahu Barack Obama,Joe Biden dahil pek çok ABD Başkanı'nı birlikte İran'a saldırmaya ikna edememişti...13-24 Haziran 2025 arasında ilk kez ABD ve İsrail İran'a birlikte hareket ederek saldırmıştı...

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması sonucu günde 20 milyon varil petrolün petrol ihtiyacı olan ülkelere ulaşması engellendi...

ABD Başkanı Trump “İran rejiminin çöküşü petrol fiyatından daha önemli” dedi...ABD Başkanı Trump İran'ın faaliyetlerinin Birleşik Devletler'i, ABD ordusunu, yurtdışındaki ABD askeri üslerini ve dünya genelindeki ABD müttefiklerini tehdit ettiğini" söyledi...

Trump şöyle dedi: "İran liderleri "nükleer emellerinden vazgeçme fırsatlarının hepsini geri çevirdi...Çok iyi dostlarımıza ve müttefiklerimize ulaşabilecek ve yakında Amerika anakarasına ulaşabilecek balistik füzeler geliştirmeye çalışıyorlar."

Donald Trump, 1983'te Beyrut'taki Deniz Piyadeleri kışlasının İran'dan emir alan teröristler tarafından bombalanmasına da atıfta bulundu.

23 Ekim 1983'te Beyrut'ta, Lübnan İç Savaşı sırasında ABD ve Fransa kışlalarına düzenlenen intihar saldırılarında 241 Amerikan, 58 Fransız askeri hayatını kaybetmişti...

ABD Başkanı Trump Beyaz Saray'da Japonya başbakanı'nın kendisini ziyareti esnasında Japon gazeteciye Japon ordusunun baskın yapmayı çok sevdiğini hatırlattı...

8 Şubat 1904'te Japonya Rusya'ya, 7 Aralık 1941'de Japonya ABD'ne baskın - sürpriz saldırılarla savaş açmıştı...1941'de 350 Japon uçağı Hawaii Pearl Harbor'daki ABD askeri üssüne saldırmış, 200 ABD savaş uçağını, 4 ABD savaş gemisini imha etmiş, 2400 Amerikalıyı öldürmüş ve 1400 Amerikalıyı da yaralamıştı...

ABD Başkanı Trump Japon gazeteciye 'Pearl Harbor'ı hatırlattı...

Gazeteci: "İran saldıracağınızı neden müttefiklerinize söylemediniz?"

Trump: "Çünkü sürpriz olmasını istedik, sürpriz konusunda Japonya'dan daha çok şey bilen kim var? Siz neden Pearl Harbor hakkında bir şey söylemediniz?"

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşıyla ilgili soruyu yanıtlarken konuyu 2. Dünya Savaşı'na getiriverdi...ABD Başkanı Donald Trump'ın Japonya lideri Takaiçi Sanae'yle görüşmesinde yaptığı "Pearl Harbor esprisi" şok etkisi uyandırdı...

Trump, Oval Ofis'te ağırladığı Takaiçi'yle görüşmesinde bir Japon muhabirin, "Neden İran'a yönelik saldırılarla ilgili Japonya dahil müttefiklerinize hiç haber vermediniz?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Bunun sürpriz olmasını istedik, sürpriz saldırıları Japonya'dan daha iyi kim bilir, değil mi? Siz neden Pearl Harbor hakkında bir şey demediniz?"

Japon Başbakan Takaiçi, Beyaz Saray'daki toplantıda İran'ın Körfez ülkelerine düzenlediği misillemeleri ve Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını kınarken, ABD'nin askeri operasyonlarına katılacaklarına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Altı ülkeden ortak bildiri: İran, Hürmüz Boğazı'ndaki saldırıları derhal durdurmalı...İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Japonya, İran'ın Körfez'deki silahsız ticari gemilere yönelik saldırılarını en güçlü ifadelerle kınayan ortak bir bildiri yayımladı...İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Japonya'nın yayımladıı ortak bildiride, İran'ın tehditlerini, mayın döşeme faaliyetlerini, drone ve füze saldırılarını ile boğazı engellemeye yönelik diğer girişimlerini derhal sona erdirmesi çağrısında bulunuldu...Altı ülke ayrıca sivil altyapıya, petrol ve gaz tesisleri dahil, yönelik saldırıların tamamına ilişkin kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması çağrısını da yineledi... Bildiride imzacı ülkeler, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin sağlanmasına yönelik uygun çabalara katkıda bulunmaya hazır olduklarını açıkladı. Enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak amacıyla belirli üretici ülkelerle iş birliği yapılarak üretimin artırılması da dahil olmak üzere ek adımlar atılacağı da ifade edildi...Öte yandan en fazla etkilenen ülkelere, Birleşmiş Milletler ve uluslararası finansal kuruluşlar aracılığıyla destek sağlanacağı da bildiride yer aldı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron açıkladı...Fransa Silahlı Kuvvetleri Hürmüz Boğazı'nın güç kullanılarak açılmasına yönelik herhangi bir girişime katılmayacak...Fransa Cumhurbaşkanı 24 Şubat 2022'den bugüne süre Ukrayna Savaşı'nda Rus tarafını da "Asla Barış istemeyen taraf" olarak ilan etti...

Öte yandan, yıllık 75 milyar dolarlık savaşa hazırlık bütçesi olan ve 250 bin askeri silah altında olan Suudiler şimdilik İran'ın Suudi Arabistan'a saldırılarına cevap vermeme kararı almış durumda...

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı'nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, İran kaynaklı İHA saldırılarının sürdüğü belirtildi...Açıklamada, 51 İHA'nın doğu bölgesinde tespit edilerek imha edildiği kaydedildi...İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan: "İranlıların, Krallığın yanı sıra saldırıya uğrayan ortaklarının ve diğer ülkelerin de istedikleri takdirde kullanabilecekleri çok önemli kapasiteye ve yeteneklere sahip olduğunu anlamaları önemlidir.Gösterilen sabır sınırsız değildir. Bir günleri mi, iki günleri mi, bir haftaları mı var? Bunu önceden haber vermeyeceğim.Umarım bugünkü toplantının mesajını anlarlar, hızla yeniden değerlendirme yaparlar ve komşularına saldırmayı bırakırlar. Ancak bu bilgeliğe sahip olduklarından şüpheliyim.İran İslam'ı savunduğunu iddia etse de Suudî Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman, Ürdün, Türkiye, Azerbaycan ve Lübnan dâhil Müslüman ülkelere saldırıyor.İran sloganların arkasına saklanıyor ve araçlarını yalnızca kendi çıkarlarına hizmet etmek için kullanıyor."

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ordu komuta kademesiyle gerçekleştirdiği güvenlik değerlendirmesi toplantısında İran'a karşı sürdürdükleri saldırıları ele aldı...ABD ile birlikte İran'a düzenledikleri saldırıların yoğunluğunun önümüzdeki hafta "önemli ölçüde" artacağına işaret eden Bakan Katz, İran'ın askeri komuta kademesini ve stratejik noktaları vurmaya devam edeceklerini söyledi...Katz, İsrail ve ABD çıkarlarına yönelik her türlü "güvenlik tehdidini" ortadan kaldırana kadar İran'a saldırıları sürdürecekleri tehdidinde bulundu...

İsrail ordusu, İran’daki Natanz Nükleer Tesisi’ni hedef alan hava saldırısına ilişkin iddiaları reddetti. Yapılan açıklamada, İsrail savaş uçaklarının söz konusu bölgeye herhangi bir saldırı düzenlemediği ilan edildi...İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, sabah saatlerinde meydana gelen saldırıyla ilgili olarak İsrail’in dahlinin bulunmadığı vurgulanırken, “savaş koşulları” nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’daki faaliyetlerine ilişkin yorum yapılmayacağı ifade edildi...Öte yandan İran Atom Enerjisi Kurumu, söz konusu saldırının ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerek, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri açısından kritik öneme sahip Natanz Şehid Ahmedi Ruşen Nükleer Tesisi’nin hedef alındığını duyurdu..Kurumdan yapılan açıklamada, saldırı sonrası yürütülen teknik incelemelerde tesiste herhangi bir radyoaktif sızıntıya rastlanmadığı ve çevrede yaşayan halk için bir tehlike oluşmadığı belirtildi...İsrail devlet televizyonu KAN ise konuya ilişkin haberinde, saldırının “sığınak delici” bombalar kullanılarak ABD savaş uçakları tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini iddia etti...

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Siyonist İsrail, malum yüzlerce binlerce insanı katletti...Orta Doğu kaynıyor..Şüphesiz İsrail bunun bedelini ödeyecektir...Rabb'im en kısa zamanda İsrail'i 'Kahhar' ismi şerifi hürmetine, kahru perişan eylesin...Siyonist İsrail, binlerce insanı katletti. İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok..Çok bereketli bir ramazanı şerifi geride bıraktık ama alemi İslam çok ciddi sıkıntılar içerisinde. Malum Orta Doğu kaynıyor. Sürekli şehitler, gaziler veriyoruz. Rabb'im en kısa zamanda siyonistlerin musibetinden bizleri korusun, muhafaza eylesin. İsrail'i 'Kahhar' ismi şerifi hürmetine, kahru perişan eylesin...Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif'i geride bıraktık ve bugün Ramazan Bayramı'yla müşerref olduk. Rabb'im Ramazan Bayramı'nın tüm alemi İslam için bir kurtuluşa, bir dirilişe vesile olmasını bizlere nasip eylesin. Ülkemizde de birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ayrıca bir vesilesi kılsın. Orta Doğu şu anda kaynıyor ve bu siyonist İsrail, malum yüzlerce, binlerce insanı katletti. İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok."

Öte yandan, Çin'in altına olan talebi güçlü kalmaya devam ediyor: Çin, Şubat ayında resmi olarak 1 ton altın satın aldı ve bu, art arda 16. aylık alım oldu. Bu süre zarfında Çin 50 ton altın elde etti. Buna karşılık, 2022-2024 yılları arasında alım dalgası 18 ay boyunca aralıksız devam etmişti. Sonuç olarak, Çin'in toplam altın rezervleri rekor seviyeye ulaşarak 2.309 tona, yani döviz rezervlerinin %10'una yükseldi...

YAPAY ZEKA ÇOK SAYIDA İNSANI İŞSİZ BIRAKACAK

Almanya Dijitalleşme Bakanı Wildberger, ülkede yapay zeka nedeniyle kaydedeğer bir istihdam kaybı olacağına dair öngörüsünü dile getirdi...Neue Osnabrücker Zeitung'a konuşan Bakan, "Sanayinin bir istihdam üreticisi olduğu dönem sona eriyor" ifadelerini kullandı. İşverenlere, sendikalara ve sivil topluma çağrıda bulunan Wildberger, "Bir araya gelmeli ve geleceği yeniden şekillendirmeliyiz" şeklinde konuştu..."Yapay zeka; bilişimcilerin, matematikçilerin ve daha birçok kişinin işini elinden alıyorsa, o zaman bu insanların başka anlamlı faaliyetlere ihtiyacı var" diyen Bakan, diğer yandan yapay zekayı reddetmenin de yanlış bir tavır olacağını vurguladı. Bakan, Almanya'nın gelecekte yapay zeka teknolojisini öncü bir şekilde kullanması durumunda, bunun orantısız derecede güçlü bir ekonomik büyümeye yol açacağına da dikkat çekti. Dijitalleşme Bakanı, bu yolla elde edilecek vergi gelirleriyle istihdam piyasasının yeniden yapılandırılabileceğini kaydetti. Wildberger, iş gücü piyasasındaki dönüşümü karşılamak için koşulsuz temel gelirin çözümün bir parçası olacağına inandığını da ifade etti. Diğer yandan bunun tek başına yeterli olmayacağını belirten Dijitalleşme Bakanı, "Biz insanların anlamlı bir faaliyete ihtiyacı var. Neredeyse hiç kimse sadece evde oturup video izleyerek delirmeden yaşayamaz" şeklinde konuştu.


© Akdeniz Gerçek