menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Liderler İçin Aforizmalar ve Layiha Örneği

19 0
11.05.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Liderler İçin Aforizmalar ve Layiha Örneği                      

“Yanlış yaptığımız zaman bizi uyarmıyorsanız siz, uyardığınız halde siziz dinlemiyorsak biz de hayat yoktur.” Hz.Ömer                                                                                             

 “  Bir devletin irtifaı, münhasıran marifet ve istikametle hasıl olur..” Küçük Said Paşa.

“Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.”  (Nisâ 4/ 58) 

 “Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Bile bile, günaha saparak, insanların mallarından bir kısmını yemeniz için onun bir parçasını yetkililere aktarmayın.”  (Bakara 2/188)

“Yalnız yiyen yalnız kusar.” Mevlana

“Devlet işlerinin sırrı tarihtedir.” Churcill

“ Omnis potestas a deo” Her iktidar Allahtan gelir.” Aziz Pavlus

“Senin için öldük ey Avrupa.” Abdülmecid. Madalyanın bir yüzüne yazdırdığı söz.1856 Rusların Sinop Limanına Baskın Yapıp Osmanlıya büyük zara vermesi sonucu söylediği söz.

“Dünyada her şey yalan, iki şey gerçek ölüm ve vergi.” İspanyol Atasözü

“Yasalar ölüm gibi olmalı hiç kimseyi ayırt etmemeli”

“En büyük kötülükleri yapabilmek için ya çok vicdansız ya da çok dindar olmak gerekir.” Thomas Paine.(Katı Hristiyan ve Yahudileri kastederek söylediği söz)

“Eşit davranmak adaletli davranmak değildir.” Milyonlarce memura eşit olsun diye sosyal güvenlikte değişiklik yapılması ülkeyi net 5 yıl geri götürdü. gelecek kuşakların kazanımlarını aldı.

“Ubi jus,ibi remedium.” Hukukun olduğu yerde çözümde vardır.

“Nula poena,sine lege”. Kanunsuz suç ve Ceza olmaz.

“Çağının büyükk adamı çağının iradesini dile getiren,ona bu iradenini ne olduğunu söyleyip gerçekleirendir.O nun yaptığı şey çağının özü ve kalbidir.;çünki O, çağını somutlaştırmaktadır.”

                                                                                    J.F.Hegel Philosophy of Right-1820

“Kendi kendine hükmedemeyen başkasına hükmedemez.” La edri.

“Herşeyi tek başına yapmak ve tüm övgüyü kendi kazanmak isteyen bir kimse iyi lider olamaz.”A.Carratre.

“Eğitim bir insanın diktötör olmsına değil.ÖNDER olmasına yarar”.

“Siyaset çalışmak, izzet  ve şerefe  davet etmektir.” M. İkbal

“Siyaset” mümkün olanların sanatıdır.” Lord butler

“İslamcı Siyasal Hareketler” başlıklı makalesinde, Bernard Lewis, İslam’ın geleneksel yönetim anlayışım şu şekilde açıkılıyor. Bir Müslüman için, din ve devlet bütünlük oluşturur. Bu iki kavram, ayrı ya da ayrılabilir kurumları ifade etmez. Aynı şekilde, karmaşık bir yapı oluşturan insan davranışlarını kesin çizgilerle birbirinden ayırıp bazılarını din ile, bazılarını da devletle ilintilendirmek mümkün değildir”. B.Lewis

“Hüner bir şehri bünyad eylemekdir,

“Re’âyâ kalbin âbid eyleınekdür. ” fatih vakfiyesi Maharet, hüner

 bir kenti bayındır kılmak, halkının gönlünü de şenlendirmektir.”

“Siyaset toplumda meşru otoriteye dayanmak suretiyle yapılan varlık ve değer dağıtım faaliyetidir.” M.Weber

Vizyon. Vietnam p0 enflasyonu % 3 lere indirdi. Komünist ideolojiden çok liderler halkın dürüst insanlara önem vermesi ve yolsuzluklara tepki göstermesi etkili oldu. Kamuoyu yolsuzluğu affetmiyor. Liderlerin bunu bilmesi gerekir.

Eşref Edip, pek çok ayet zikrederek seçimlerin önemini vurgulamış ve sonuç olarak memleketin kurtulması için el ele verilmesi gerektiğini, mebusların “menâfi’i din ve vatandan başka bir şey düşünmememiz, mebuslarımızı iman ve ahlakı mübeyyen, irfan ve fazileti vasi’, hamiyet ve seciyesi mücerreb” kişiler ara­sından seçilmesini ifade ederek bunun her Müslüman için bir “farizâi mebrume” olduğunu ifade etmiştir. (Mebrune, kabul edilmiş, hayırlı amel anlamında söz.)

    1800 leri yansıtan belge.       “Bir müddet sonra bu hususta bir formül de bulunmuş ve bütün sorumlukların ya hükümdar huzurunda veya Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye, yahut da Meşihatte bir ibare-i tahlifiye okumaları usul ittihaz olunmuştur. Bu and içme metni şöyle idi: “Padişahıma ve devlet-i aliyyelerine sadakatten ayrılmayacağıma ve her nasıl nam ve tevil ile olur ise olsun rüşvet almayacağıma ve padişahımın ruhsat-ı seniyyesiyle kabulü mücaz olan hedayâyı resmiyeden başka memnu olan hediyeyi kabul etmiyeceğime ve emval-i rniriyeden irtikâb ve telef etmeyip ve hiç kimseye ettirmiyeceğime ve lüzum-ı hakikisi tebeyyün etmedikce hazine-i miriyeye masârif vukuunu tecviz eylemiyeceğime ve icab-ı sahihi olmadıkça mücerretriayet-i hatıra mebni memur istihdamına lüzum göstermiyeceğime”…Vallahi, billahi diye yemin şekli gelmişti. Bu metni okuyan lider Tanzimat öncesini ve  sonrasının fotoğrafını görür.metinde vurgu yapılan eylemler, rüşvet-hediye kabulü-irtikap-israf-memur istihdamı…yıllar geçse de liderlerin ve liderlik yapmayı düşünenlerin dikkate alması gereken davranış kalıplarıdır.

1700 leri yansıtan belge.“Asafname’de, hükümdarın sadece vezir-i azamla istişare edebileceğini bir prensip halinde işaret eden Lütfi Paşa, şöyle demektedir :”Vezir-i’azam  Padişah ile olan muamele ve esrarın hariçten değil sair vüzera bile vakıf olmamak gerektir” bu konuda bir de misal zikreder. Lider ve ekibinin önemini vurgulayan belgedir.

  1600 leri yansıtan belge   “Bu mütefekkire göre: Üçüncü Murat devrinden itibaren devlet sorumluları ve hâkimiler adalette kusur etmiş, eski kanunlara aykırı hareketlerde bulunmuş ve türlü ihmalleri vuku bulmuş oldukları için memleketin her tarafında köyler ve mezralar harabe yüz tutmuş, reâyâ şuraya buraya dağılmış ve hazinenin ise geliri masrafına kifayet etmez hale gelmiştir. Keza onun ifadesi ile “vükela ve vüzera-i devlet dahi birbirine haset ve birbirlerinin aleyhlerine mukayyet olmakla her sadre gelenler heman bu günü hoş görelim ertenin esi vardır” diyerek kayıtsızlığa düşmüşler ve işleri daima garez ve intikam ile ve şeriata aykırı olarak “katl-i nefis ve rüşvet” ile yürütmiye başlamışlardır.ve bu yüzden “ahval-i âlem müşevveş ve muttasıl bu devlet-ialiyyenin temeli kazılmak üzere” bulunmuştur. Bu ıslahatçı, bu yolsuzlukların sorumlularını aramakta ve giderilmesi sebeplerini bulmaya ve gerekli tavsiyelerde bulunmıya çalışmaktadır. Yani o bir nevi Tanzimatçıdır.”  Burada III.Murat döneminin1546-1595 yılları arasına tekabül ettiği düşünülürse aksaklıların 500 sene önce başladığı anlaşılır. İbni Haldun’un dediği gibi. İnsan insana benzer suyun suya benzemediği kadar.” Yani lider bunları bilmeli ve ona göre hareket etmelidir.

Gelibolulu Mustafa ali 1600 de Medreselerin durumunu dramatize ederek anlatmaktadır. (Müderrislerin göreve gelmediği, hakkıyla unvanların verilmediği vs.) gibi konuları layihasında yazmıştır. Aradan 230 yıl Sonra İbrahim hakkı paşa Maarif Nazırı 1863-1918 medreselerin programlarında 8 yılda dahi Arapça öğretilemediği, hesap kitap öğretilemediğinden bahisle Medreselerin verimli olmadığından bahsetmektedir. Aradan 110 yıl sonra bugün itibariyle özellikle yükseköğretimin bir özeleştiri yapması gerekir kanısındayım.

Mahmut nedim paşa 11 aylık sadaretinde 5 serasker( yeniçerilik kaldırıldıktan sonra en yetkili askeri makam. Millî savunma bakanlığı ve genelkurmay........

© Akademik Akıl