Huyumuz kurusun biz böyleyiz…
Kimseler benzemez bize. İşgüzarlıkta, üzerimize vazife olmayan işlere burnumuzu sokmakta üstümüze yok. Asıl yapmamız gereken şeylerde de üç maymunuz alimallah…
Tarih 25 Şubat 2026 sabah saatleri. Londra Harringay Green Lanes’deki toplum üyesi altın kaplamalı takı satan “Bilezzik Jewellery UK”, palalı dört motosikletli tarafından soyuldu. Soygunculardan birisi dışarıda gözcülük ederken diğerleri kuyumcu içinde vitrinleri kırarak takıları çalmayı başardı. CCTV’ye yansıyan görüntüleri izledim. Soygunu farkeden Türkiye kökenli esnaf, süpürge sapı da dahil ellerine geçirdikleri sopalarla palalı ve büyük olasılıkla silahlı soygunculara karşı koyuyorlardı. Caddedeki palalı gözcü soyguncunun çığluk sesleriyle esnafı korkutmaya çalışmasının etkili olmadığı görüntülerde soyguncular telaşla iki mavi çantayla birlikte kaçarken bizim uşaklarda peşi sıra koşturuyorlardı… Güler misin ağlar mısın? Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan memlekette soluklandık, kesmedi Britanya’ya uzandık… Tam bizlik bir haber. Benzerlerini de geçmişte yazıp çizmiştik.
Tarih 9 Mart 2011 sabah saatleri. Türkçe ve Kürtçe konuşan toplumun yoğun olarak yaşadığı Stoke Newington’daki (Eski Halkevi’nin karşısı) Erbiller Kuyumculuk’da çalışan Funda Boyraz, işyerini soymak isteyenlere karşı “mop”la karşı koymuştu. Çevreden yetişen Iraklı eski bir polisin de yardımıyla soygunculardan birisi yakalanmış diğerleri ise eli boş kaçmıştı. O dönemde söyleşi yaptığım cesur kız, “4 kişiydiler. Motosikletlerini işyerinin önüne park edince hemen niyetlerini anladım. Elimdeki mop’la soygunculara vurmaya başladım. Elinde balyoz olan kuyumcuyla göz göze geldik. ‘Balyozunu bana vurur’ diye korktum ama tepki göstermeyince ona vurmayı sürdürdüm.” Sorum üzerine........
