Karabağ’da sessiz tanıklık
Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında uzun yıllar devam eden Karabağ sorunu, 2020 yılında yaşanan ve 44 gün süren savaşın ardından Azerbaycan’ın zaferi ile sonuçlandı. Savaşın sonunda Karabağ'ın büyük bir bölümü yeniden Azerbaycan'ın kontrolüne geçti. Bu gelişmenin ardından bölge yeniden imar sürecine girerken kontrollü olarak turistik ziyaretlere de açıldı.
Ben de bu geziye katılarak yıllardır haberlerden, kitaplardan ve akademik çalışmalardan takip ettiğim coğrafyayı yerinde görme fırsatı buldum. Bölge tarihini bilen biri için bu yolculuk yalnızca bir gezi değil, aynı zamanda geçmiş ile bugün arasında kurulan güçlü bir bağ niteliğindeydi.
Karabağ, yalnızca tarihî yönüyle değil, jeopolitik konumuyla da dikkat çekmektedir. Bölge, Azerbaycan'ın iç kesimleri ile Ermenistan ve İran'a yakın konumu nedeniyle Kafkasya'nın stratejik noktalarından birisi olması bakımından önemlidir. Bu nedenle Karabağ, uzun yıllar boyunca yalnızca iki ülke arasında değil, bölgesel güvenlik açısından da önem taşıyan bir yer olmuştur.
Yolculuk boyunca Karabağ'a özgü mugamlar ve “Karabağ” türküsü eşliğinde ilerlemek, geziye farklı bir anlam kattı. Bir yandan yeniden inşa edilen şehirleri görürken, diğer yandan yaşanan acıları düşünmemek mümkün değildi. Savaşın geride bıraktığı yıkım ile yeniden başlayan hayatın aynı coğrafyada yan yana bulunması ziyaretçilere farklı duyguları aynı anda yaşatıyordu.
Bölgeye giriş özel izinle gerçekleştiriliyor. Ziyaret programında Ağdam, Hocalı, Hankendi, Şuşa, Laçın, Zengilan yer aldı. Ağdam, Hocalı, Hankendi, Şuşaen çok zarar gören yaşam yerleri olduğu için bu yerlerin inşasına öncelik verilmiştir.
Ağdam'a giden yol boyunca mayın tehlikesinin hâlâ tamamen ortadan kalkmadığı........
