menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batırma Hikâyelerimizi Önce Kendimize Anlatmak Lazım

41 0
12.10.2026

Geçen hafta İzmir’de güzel bir kalabalıkla batırma hikâyelerimizi paylaşmak için toplandık. Ailecek atladık arabaya, İzmir’e gittik. Hem dostlarla hem de yeğenimle buluşma fırsatım oldu hem de yepyeni insanlarla tanıştım.

Üç farklı alandan gelen konuşmacı, batırma hikâyelerini anlattı. Elbette araya biraz da reklam aldık; işimizi, geçmişimizi ve daha önemlisi batırma hikâyemizi 15-20 dakikaya sığdırmaya çalıştık. Batırma hikâyeleri, en sevmediklerimiz, kendimize bile anlatmakta zorlandıklarımız.

Katılımcıların çoğu iş hayatında belirli bir kariyer yapmış insanlardı. İş çıkışında üşenmeden bizi dinlemeye gelmişlerdi. Arkadaşlarıyla ya da aileleriyle vakit geçirmek yerine iş dünyasından, girişimcilik dünyasından gelen isimlerin başarı hikâyelerini değil, batırma hikâyelerini dinlemeyi tercih etmişlerdi. Her yerde gördükleri, okudukları, konferanslarda dinledikleri başarı öykülerinin yerine bu kez “Neyi batırdım?” sorusunun peşindeydiler.

İzmir Fuckup Nights’ın ikincisiydi ve beklediğimin üzerinde, çok güzel bir kalabalık vardı. Genwise’dan arkadaşlarımın da katılımcılar arasında olması çok hoştu. Bu etkinlik, artık hatalardan öğrenen, korkularıyla yüzleşen ve yeniden başlama cesareti gösteren insanların oluşturduğu küresel bir topluluğa dönüşmüş durumda.

Başarısızlık ve batırma kavramlarını yeniden tanımlamak bize fayda sağlar mı?

Toplantı sonrasında otele dönerken aklımda bazı sorular dolaşıyordu. İş hayatımız boyunca onlarca, yüzlerce kez başarı hikâyelerinin anlatıldığı etkinliklere katılıyor, çoğu zaman aynı konuşmacıları dinliyoruz. Acaba daha çok başarısızlık hikâyesi........

© 10 Haber