Sözler Değil, Tercihlerimiz Konuşur
Eski bir Afrika atasözü şöyle der:
“İnsanın baktığı yöne değil, yürüdüğü yöne bak.”
Çünkü insanın yönü, sözlerinden daha dürüsttür.
Hayatın en büyük ironilerinden biri de budur.
İnsanlar ideallerini konuşur; fakat inançlarını yaşar.
Bir ülke de böyledir.
Bir toplum da…
Bir aile de…
Bir siyasetçi de…
Meydanlarda en çok duyduğumuz kelimeler bellidir: millîlik, bağımsızlık, güçlü ekonomi, kaliteli eğitim, yerli üretim, büyük gelecek…
Fakat asıl soru şudur:
Gerçek kanaatimizi söylemlerimiz mi gösterir, yoksa tercihlerimiz mi?
Ben cevabın ikincisi olduğuna inanıyorum.
Çünkü insan, en samimi oyunu sandıkta değil; çocuğunu hangi okula gönderdiğinde, birikimini hangi bankaya emanet ettiğinde, yatırımını hangi ülkede yaptığına karar verdiğinde kullanır.
Sessiz Oylamalar
Dünyayı gezerken dikkatimi çeken ortak bir özellik oldu.
İnsanlar daha güvenli olduğuna inandıkları yerde yaşamak ister.
Daha iyi eğitim gördüğüne inandıkları ülkeye çocuklarını gönderir.
Daha güçlü hukuk sistemine güvendikleri yerde yatırım yapar.
Daha öngörülebilir ekonomilere sermaye taşır.
Ekonomide “açıklanmış tercihler” yaklaşımı bize önemli bir fikir verir: İnsanların gerçek tercihleri, söylediklerinden çok davranışlarında ortaya çıkar.
Göç rakamları da bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.
Çünkü insanlar kamuoyu araştırmalarında farklı cevaplar verebilir.
Ama çocuklarının geleceği söz konusu olduğunda neredeyse hiçbir anne baba bilerek daha kötü........
