menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bedelini Ödemediğimiz Şeyin Kıymetini Biliyor muyuz?

38 0
previous day

Hayatta zamanla öğrendiğim, biraz acımasız görünen bir kural var:

Bedelini ödemediğimiz şeyin kıymetini çoğu zaman bilmiyoruz.

Buradaki bedel yalnız para değil. Emek, zaman, sabır, fedakârlık, sorumluluk… Bir şeyi elde etmek için bizden ne kadar az şey çıkmışsa, onu kaybetmekten de çoğu zaman o kadar az korkuyoruz.

Parasını kendiniz ödeyerek aldığınız pahalı ceketi uçakta kolay kolay unutmazsınız. Aylarca para biriktirerek çıktığınız seyahate başka gözle bakarsınız. Kendi emeğinizle yaptırdığınız evin duvarındaki küçücük çatlak bile gözünüze batar. Bahçenizde ellerinizle yetiştirdiğiniz ağacın kuruması, hazır dikilmiş on ağacın kaybından daha fazla içinizi acıtabilir.

Bir köpeğin sorumluluğunu gerçekten üstlenmek de yalnız mama parasını ödemek değildir. Sabah kalkmak, veterinere götürmek, seyahatinizi ona göre düzenlemek, hastalandığında başında beklemek de ödediğiniz bedeldir.

Sevgi biraz da sorumluluğun içinden geçiyor.

Ücretsiz emek ile cömertlik aynı şey değil

Burada yıllar içinde fark ettiğim önemli bir ayrım var.

Cömertlik, değerli olduğunu bildiğiniz bir şeyi bilinçli olarak karşılıksız vermektir. Ücretsiz emek ise bazen değerli olanın karşı tarafça değersizmiş gibi algılanmasına yol açar.

Aradaki çizgi ince.

Bir kere verdiğiniz fikir ikinci kez beklenir. Bir telefonla çözdüğünüz mesele bir süre sonra görevinizmiş gibi görülür. Açtığınız kapı unutulur; bir sonraki kapıyı neden açmadığınız sorulur.

Hediye bir kez verilir. Hak sürekli talep edilir. Cömertliğin riski, hediyenin zamanla hakka dönüşmesidir.

Bunu iş hayatında defalarca yaşadım.

İnsanlara ücretsiz fikirler verdim. Saatlerce konuştum; strateji anlattım, bağlantılar........

© 10 Haber