menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Silahlar Bırakılmadan Öcalan’a Statü Olur mu?

31 0
13.09.2026

Silahlar Bırakılmadan Öcalan’a Statü Olur mu?

PKK lideri Öcalan 1999’dan bu yana İmralı Adası’ndaki cezaevinde tutuluyor. MHP lideri Bahçeli’nin dediğine göre, ayrıca yapılan binaya geçmek için kendisine statü verilmesini istiyor.

Gazeteci Nagehan Alçı’nın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmeden aktardığına göre, Abdullah Öcalan için İmralı’da yeni bir yaşam ve çalışma alanı hazırlanmış. Ama Öcalan buraya geçmeyi kabul etmiyor. Alçı’nın “Neden?” sorusuna Bahçeli’nin verdiği yanıt ise son derece çarpıcı: “Çünkü statü istiyor.”

Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar da bunun ardından Öcalan’ın statü konusunda ısrarlı bir talebi olduğunu, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “silah bırakma işlemi kesinleşmeden” bu yönde bir adım atmak istemediğini açıkladı.

Öncelikle bir noktayı vurgulayalım. Bunlar Öcalan’ın kendi ağzından yapılmış açıklamalar değil. Dolayısıyla ihtiyatlı olmak gerekiyor. Fakat aktarılanlar doğruysa Türkiye’deki barış süreci açısından ciddi bir sorunla karşı karşıyayız.

Çünkü PKK’nın silahsızlanması henüz tamamlanmış ve kamuoyunun güven duyabileceği biçimde doğrulanmış değilken, örgütün kurucu liderinin kendi statüsünü sürecin ilerlemesinin koşullarından biri haline getirmesi barışın mantığını tersine çevirir.

Statü silah pazarlığı kozu olamaz

Dünyadaki barış süreçlerinde silahlı örgüt liderlerinin daha sonra siyasi aktörlere dönüşmesi görülmemiş bir şey değil.

Kolombiya’da 2016 barış anlaşması FARC’ın siyasi hayata dönüşünü, silahsızlanma tamamlanmadan hukuken güvence altına aldı. Kurulacak siyasi partiye iki seçim dönemi için Senato’da ve Temsilciler Meclisi’nde beşer sandalye garantisi verildi. Fakat bunun karşılığında FARC da silahlı örgüt olmaktan çıkmayı kabul etti ve silahların BM gözetiminde teslimi Haziran 2017’de tamamlandı.

Aceh’te de siyasi gelecek ile silahsızlanma birbirinden tamamen ayrı aşamalar değildi. 2005 Helsinki Anlaşması siyasi katılım ve yeniden entegrasyonun yolunu açarken, silah bırakma dört aşamada gerçekleştirildi ve her aşama uluslararası misyon tarafından doğrulandı.

Nepal’de ise Maoistlerin siyasete geçişi ile askeri yapıların tasfiyesi uzun ve iç içe geçmiş bir süreçti. Maoist savaşçılar kantonlara çekildi, silahları BM gözetimindeki konteynerlere alındı ve siyasi rekabetin silahlı güç kullanımından ayrılması için bir denetim mekanizması oluşturuldu.

Dolayısıyla uluslararası deneyimin bize söylediği “statü ancak son silah........

© yetkinreport.com