BAĞLILIK
Yakın zamana değin var idi, şimdi kaybolmuş. Uzun uzun aradım aynalarda, bulamadım? Kızlarıma baktırdım, yok? Anama uzattımdı yanağımı vaktiyle, yok? Sağ gözümün hemen yanındaki kedi tırmığı izinden söz ediyorum. Silinmiş!*** (Bebekliğimden kalma bir izin silinmesini hiç istemezdim gerçi. Benle beraber toprağa gideydi keşke, ne diyim? Demek, insan bedeni, bir kedi tırmığını anca 50 yılda falan yok edebiliyo... Ne garip? Nasıl bir sonuca varmak lazım şimdi, bilemedim?)*** Aslında hiçbişi anımsamam. Nasıl bir yaramazlık yaptım kim bilir? Mahalleden, üst düzey tecrübeli bir kedi tırmalamış beni. 40 gün kuduz aşısı yemişim hastanede mecbur, daha 1960'ların sonu zaman. Kırkbirinci günün sabahı, babam nasıl da sevinmiştir kudurmadım deyu, kucağında nasıl gezdirmiştir beni?*** (Bir çuvala koyup şehir dışına göndermişler kediceezi. Ona da ayrı yanarım yıllardır)*** Gordon Milne'nin son maçıydı İnönü'de. Bize, büssürü kupalar kazandırmış hocamızı bağrımıza basıp, uğurladıkdı o gün. Dünyada, çArşı kadar kadir-kıymet bilir bir topluluk mu vardır? O gün de öyle olmuştu. Maç çıkışı, o dönemki sevgilimle bir kedi yavrusu bulduk idi yolda. Minicikti, siyah-beyaz tüylüydü, biblo gibiydi. Adını ''Gordon'' koyduk. Eve götürdük. Artık bizim kedimizdi.*** Kedimiz Gordon'un bebecikken ölümü çok dokundu bana. Yıllarca uzak durdum hayvanlardan. Saklambaç oynardık üçümüz. Dünyada, saklanması gerektiğini bilerek, biyerlere gizlenen ikinci bir kedi yavrusu görmedim hiç. Nur içinde uyusun bitanem.*** 10 sene falan sonra. Evlendim. Sevgili eşim de ''hayvan' delisi'' çıktı çok şükür. Bir kooker aldık evimize bigün. Adını ''Çimen '' koyduk. Uzun kulaklarını sevdüüm. Sizden iyi olmasın çok vefakardı. Zamanla çok büyüdü Çimen. Evde bakılması mümkün olamadı artık, bir dosta emanet ettik........
