Karadeniz’e en büyük kötülüğü kim yaptı?
Karadeniz’e ve Karadenizliye en büyük zararı kimin verdiğini artık cesaretle tartışmak gerekiyor.
Benim kanaatim açık: Karadeniz’i yıllarca kendi siyasi arka bahçesi gibi gören sağ siyaset ve özellikle son dönemde Siyasal İslam üzerinden kurulan siyaset anlayışı, bölgeye faydadan çok zarar vermiştir.
Üstelik zarar yalnızca ekonomik değildir.
Karadenizlinin Türkiye’nin diğer bölgelerindeki algısı da bundan nasibini almıştır.
Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, sahaya indiğinizde bunu hissediyorsunuz. İnsanların zihninde özellikle “Rizeli-Trabzonlu siyasetçi, bürokrat ve iş insanı” üzerinden oluşmuş ciddi bir algı var.
Çünkü siyasette temsil ile hemşehricilik arasındaki çizgi zaman zaman ortadan kaldırıldı.
Diyarbakır’a Rizeli, Edirne’ye Rizeli, Ankara’ya Rizeli yönetici atarsanız; bürokraside, siyasette ve ekonomik güç merkezlerinde sürekli aynı şehirlerden gelen isimleri öne çıkarırsanız toplum bir süre sonra “Bu ülkede başka insan mı yok?” diye sorar.
Burada mesele Rizeli olmak değildir.
Rizelinin, Trabzonlunun suçu hiç değildir.
Mesele, liyakat yerine hemşehricilik yapıldığına dair bir kanaatin toplumda yerleşmesine sebep olan siyasi anlayıştır.
Üstelik Karadeniz Rize ve Trabzon’dan ibaret değildir.
Ordu var, Giresun var, Samsun var, Sinop var, Artvin var, Gümüşhane var, Bayburt var, Bartın var, Kastamonu var, Zonguldak var…
Bu insanların çocukları nerede?
Neden Türkiye, Karadenizliyi yalnızca birkaç şehir ve birkaç siyasi aile üzerinden tanımak zorunda bırakıldı?
Karadeniz bu kadar iktidarın merkeziymiş gibi gösterilirken Karadeniz insanı gerçekten zenginleşti mi?
Köylünün cebine para girdi mi?
Gençler memleketlerinde iş bulabildi........
