Orta Doğu’da Satranç Değil, Varoluş Mücadelesi: Türkiye’nin Kritik Eşiği
Orta Doğu’da Satranç Değil, Varoluş Mücadelesi: Türkiye’nin Kritik Eşiği
Dünya, tarihin en kaotik ve belirsiz eşiklerinden birinden geçiyor. İran ve İsrail arasındaki o yıllardır süregelen "vekalet savaşları", artık yerini doğrudan, füzelerin havada uçuştuğu ve dijital sistemlerin çarpıştığı bir "açık hesaplaşmaya" bıraktı. Sosyal medya platformları birer dezenformasyon savaş alanına dönmüşken, bizlerin asıl odaklanması gereken nokta şudur: Bu devasa fırtına kapımıza dayandığında, Türkiye bu denklemin neresinde duracak?
Öncelikle şunu net bir şekilde görmeliyiz; modern savaşlar artık sınır hattından önce zihinlerde başlıyor. İran ve ABD/ İsrail gerilimi üzerinden Türkiye’de bir savaş/hedef baskısı oluşturulmak isteniyor. Sosyal medyadaki bot hesaplar, yapay zeka ile üretilmiş sahte görüntüler ve yönlendirilmiş içeriklerle Türk toplumu kutuplaştırılmaya çalışılıyor.
Bu noktada dijital diplomasi en büyük silahımızdır. Biz bu kavgada birilerinin "operasyon aparatı" olmayacak kadar köklü bir devlet aklına sahibiz. Kendi milli iletişim stratejimizi korumalı, siber vatanımızı en az fiziki sınırlarımız kadar ciddiyetle savunmalıyız. Unutmayın, klavye başındaki provokasyon, sahadaki mermiden bazen daha tehlikeli olabilir.
Küresel sistem zaten bir ekonomik türbülansın içindeyken, Orta Doğu’da yükselecek bir alev, enerji fiyatlarını doğrudan tetikleyecektir. Petrol ve doğal gaz hatlarının kalbinde yaşanan her sarsıntı, Türkiye gibi enerji koridoru olan........
