menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Umut Rojava’da

8 0
27.01.2026

İnsanlığın her yüzyılda onurunu korumak için Stalingrad gibi bazı direniş kaleleri vardır. 21. Yüzyılda insanlık onurunu taşıyan merkezlerden biri de Rojava’dır. Rojava’da bugünlerde Alman Nazizm’ine, İtalyan ve İspanyol faşizmine boyun eğmeyen 20. yüzyılın komünarları gibi büyük bir insanlık kavgası veriliyor. Bu küçücük vaha birçok kesimi korkutmaya devam ediyor. Ne yapacaklarını şaşırmışlar! Bir avuç insanın nefes aldığı bu küçücük bölgeyi boğmak için uluslararası ölçekte hesaplar yapılıyor.

Devrimin ilk günlerinden bu yana ABD’sinden Rusya’sına, aşiretinden çetesine, yerel işbirlikçisinden bölgesel-küresel faşistine, sahte kardeşlerden açıktan hortlayan ırkçılara kadar tüm gerici güçlerin temel hedeflerinin başında şöyle ya da böyle Rojava devrimini boğmak vardı. Emperyalistlerin, patriyarkanın ve her türlü işbirlikçi çetelerin hedefinde olmak, Rojava’yı Kürt hakikati etrafında yükselen enternasyonal bir kavganın merkezi haline getirdi. Rojava bugün yine ve yeniden aydınlığın karanlığa karşı direnişinin sembolü olarak dünya gündeminde.

Emperyal hevesler bir tarafa, Ankara’nın tereddütlü politikalarından dolayı içerde-dışarda birileri Rojava üzerinden Kürt-Türk savaşını kışkırtıyor. Türkiye’nin operasyonel dış politika aklı bu hevesi pekiştiren bir hat izliyor. Türkiye ve Suriye’de savaşı kışkırtan güncelleştirilmiş operasyonel, maceracı dış politika aksı, birinci dünya savaşında Enver-Talat-Cemal’in büyük yıkımlara neden olan çizgisinde ilerliyor. Gecikmişlik, dışlanmışlık hissiyatıyla geleneksel ulus devlet alarmizmi (Üç tarzı siyasetin -Osmanlıcılık- Türkçülük-........

© Yeni Yaşam