Kök yasa, kurullar, hukuk ve demokratik siyasete
Kök veya çerçeve yasasının Meclis’ten geçmesi ve bunun ilk pratik adımı olarak cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında kurulan kurul ile dört alt kurul ile birlikte tartışmaları yoğunlaştırdı. Özgürlük mücadelesi toplumsallaşmış; bölgesel ve küresel etkileri belirginleşmiştir. Kürt inkârı fiilen aşılmış; geriye yalnızca bunu hukuki zemine çekmek, yani yasallaştırmak kalmıştır. 27 Şubat 2025’te Rêber Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, Kürt sorununu hukuki zemine çekmenin önünü açmıştır. Ancak devletin idari erki ve onu destekleyen çevreler çeşitli tereddütler yaşamakta, daha çok iktidarda kalma hesapları yapmaktadırlar.
Yüzyıllık inkâr ve devlet yapılanması
Hem Ortadoğu hem de Türkiye’deki devlet yapılanmaları Kürt inkârı üzerine inşa edilmiş, kültürleşmiş ve kimlik kazanmışlardır. Bu kimlik, belirli çevrelerin sistemden yararlanmasına dayanır; zira devletler bünyesinde sorumluluklar üstlenilmiş, maddi ve manevi çıkar sağlanılmaktadır. Diğer bazı çevreler de bunun etrafında şekillenmiş, kendini böyle var etmektedirler. Kürt inkârı ortadan kalkar ve çözüm yoluna girerse, inkâr üzerine kurulu devlet yapısı değişmek zorundadır; çünkü temel zemin yok olacaktır. İnkâr, Ortadoğu’da Arap-Türk devlet yapılanmalarını yüzyılı aşkın süredir biçimlendirmiştir. On milyonlarca insan bu şekilde şekillenmiş ve zihniyet kazanmıştır. Küresel ölçekte de kapitalist-emperyalist sistem de önemli oran bu yapıya dayanmaktadır. Tarihsel olarak yüz yıl önce dünya, ağırlıklı olarak Ortadoğu üzerinden şekillenmiştir. Bu gerçeğin altını çizmek gerekir; unutulursa hiçbir sorunun çözümüne doğru karar verilemez ve insanlar yalnızca sonuçlar üzerinden düşünür. Egemen sistemin hedeflediği de budur. Sadece sonuçlar üzerinden düşünmek parçalayıcı ve karşıtlaştırıcı olur; ortak noktalarda buluşmayı neredeyse imkânsız kılar. Sistemden nemalanan yapılar, sömürü ve baskıyı daha rahat sürdürebilirler.
Saldırılar, Öcalan ve Alevi hakikati
Saldırılar yoğunlaşıyor. Özellikle 24 Ağustos’ta üst kurulun kurulması ve pratikleşmesi sürecinde karşı olanlar dağarcıklarında ne varsa ortaya dökmeye başladılar. En sonda, Başkan Öcalan’a ait olduğu iddia edilen ve kendisinin de kısa el yazısıyla yalanladığı notlarda İdris-i Bitlisi ve Yavuz ittifakına dikkat çeken sözler yer alıyor. Sanki Rêber Apo Alevilere sırt dönmüş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Rehber Öcalan, özgürlük hareketine 53 yılı aşkın süredir öncülük etmektedir. Alevi hakikatine ilişkin çok derin çözümlemeler yaptı, yapmaya da devam ediyor. Özgürlük Hareketi bir yönüyle Alevi hakikatinin tarihsel oluşumuna dayanır. Günümüzde Alevilik diye adlandırılan gerçeklik, kökleri on binlerce yıl öncesine dayanan, tarihsel süreçte çevresini etkileyerek ve onlardan........
