menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yargı eliyle darbe

35 0
23.05.2026

CHP’ye yönelik bir siyasi baskı operasyonu olarak 16 ay önce başlayan süreç, “Mutlak Butlan” kararıyla resmen partinin iç işlerine müdahale boyutuna taşınmıştır. Siyasi iktidarın muhalefeti susturma, sindirme ve yok etme aracı olarak yargıyı kullanma girişimi, artık son raddesine ulaşmıştır. Demokrasiden, haktan, hukuktan ve adaletten yana olan hiçbir yurttaş için bu karar kabul edilemez.

Yargı üzerinden siyasi mühendislik

Parti kapatmaların Türkiye’yi bir yere götürmediği gerçeği ortadayken, şimdi partilerin kongrelerine, yönetimlerine ve karar alma mekanizmalarına doğrudan el konulmaktadır.

Yıllarca Kürtlerin hak ve özgürlüklerini savunan partiler kapatıldı. Bugün CHP hedef tahtasında. Bu süreçte yargı, iktidarın hesaplarına göre hareket etmekte, muhalefetin demokratik iradesini yok saymaktadır. Bu, açık bir “siyasi operasyon”dur.

Ancak dün olduğu gibi bugün de bu karar karşısında topyekûn demokratik bir duruş gereklidir.

19 Mart İstanbul Büyükşehir Belediyesi operasyonu ve İmamoğlu’nun tutuklanması karşısında ortaya çıkan toplumsal muhalefet, bu karara karşı da aynı yaklaşım ve kararlılıkla sürmelidir. Çünkü toplum, bu birbirini takip eden yargı kararlarıyla hukukun siyasete kurban edildiğini çok net görmektedir.

Yerel seçim yenilgisinin bedeli

31 Mart yerel seçimlerinde halkın iradesiyle ortaya çıkan tabloyu hazmedemeyen iktidar, o günden beri aynı zihniyetin yeni versiyonuyla hareket etmektedir. Belediyelere kayyım atamalar, tutuklu belediye başkanları, gözaltılar, soruşturmalar… Hepsi aynı hesabın farklı bölümleridir. CHP’ye yönelik kayyım ya da mutlak butlan kararı da bu zincirin yeni halkasıdır. İktidar, sandıkta kaybettiğini yargı........

© Yeni Yaşam