Üç Fidan ve yoldaşları…
Devletçe veya devlet korumasındaki paramiliter faşist güçlerce katledilen devrimcileri, aydınları anmak, toplumsal belleğimizi canlı tutmak çok önemli kuşkusuz. Neredeyse, yılın her gününe, birden fazla cinayet, katliam, yargısız infaz düşen bir ülkede yaşıyoruz. Karadeniz’de Mustafa Suphi’lerle başlayıp, Topal Osman’ın katliamları ve Sabahattin Ali cinayetiyle süren ve Askeri Darbe dönemlerinin rutini haline gelmiş bir devlet pratiği bu… Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı, katledilişlerinin yıldönümü 6 Mayısta, bir söyleşiyle andık. Ortak değerlerde, farklılıklarımızla yanyana gelmeyi başardığımızda sonucun güzelliğini gösteren bir katılımla hafıza tazeledik. 12 Mart 1971’den günümüze uzanan bu sohbet için Kuşadası Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, Eğitim Sen, DEM Parti, EMEP, TİP ve YSP ilçe örgütlerine ve kolaylaştırıcımız A. Özge Arslan’a, Vekilimiz Burcugül Çubuk’la birlikte teşekkür borcumuz var. Bu vesileyle, henüz kaybettiğimiz Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM DER) kurucu başkanı Rahmi Yıldırım ve onun öldüğü gün, hasta yatağında söylediği, “1Mayısta Saffet Alp posterini unutmayın” vasiyetini de yerine getirme şansımız oldu. Kızıldere’de sağ ele geçirilmesine rağmen kurşunlanarak katledilen Havacı Teğmen Saffet Alp’i unutturmamak, 12 Eylülde işkencelerden geçen devrimci askerler için önemliydi.
Devrimin önünü kesmek
Kızıldere’de Mahirleri, darağacında Denizleri, işkencede İbrahim Kaypakkaya’yı ve yüzlerce devrimciyi katleden 12 Mart 1971 faşist askeri darbesi, 12 Eylül’ün aksine, parlamentoyu feshetmeden, anayasayı askıya almadan, siyasi partileri kapatmadan, sadece Süleyman Demirel........
