menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürtlerin birliği

46 0
19.04.2026

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan ve ortalığın kan gölüne çevrildiği bir savaş yaşandı günler boyunca. Doğal olarak bu savaş bütün halkları etkilemektedir. Ancak Kürtler bu savaşta en çok etkilenen halk olma özelliği taşımaktadırlar. Başladığından beri başta Türk devleti olmak üzere, sömürgeci devletler, savaşı Kürtleri ezmek için fırsata çevirmek istemişlerdir. Üstelik Kürtler, bu savaşta taraf olmayacaklarını ilan ettikleri halde söz konusu saldırılara maruz kalmışlardır. Öyle ki sanki bu savaş, Kürtlere zarar vermek için yapılıyormuş gibi  bir tablo çıktı ortaya.

Kısacası Kürtlerin dört parça Kürdistan’da sömürgeci devletlerin saldırılarına, baskı ve zorbalıklarına karşı sürdürdükleri varlık-yokluk mücadelesi savaş koşullarında daha yoğun bir biçim almıştır. Çatışmalı bir süreçten sonra Rojava’da yapılan anlaşmanın hemen devamında başlamıştı söz konusu saldırılar. Bu fırsatçı yaklaşım, esasında Kürt düşmanlığının derinliğini göstermektedir. Dikkat çekici olan sömürgeci devletlerin  Kürdistan’ın her parçasında  bu  saldırıları yapmış olmalarıdır.

İlk olarak  İran molla rejimi, hem Rojhilat’a hem belli bir statüsü olan Güney Kürdistan’a yoğun ve sürekli saldırılar yapmıştır. İsrail ve ABD’nin kendilerine yaktıkları saldırıların karşılığında, bu eli kanlı sistem Kürtlere saldırmıştır.

İkinci olarak Rojava’da HTŞ yönetimi, savaş ortamından yararlanarak 30 Ocak’ta yapılan anlaşmayı uygulamamaya yönelmiştir. Yükümlülüklerini yerine getirmemek için bin dereden su taşımaktadır. Söz konusu anlaşma, Rojava yöneticilerinin ısrarlı çabaları ve büyük fedakarlıklarıyla, ağır aksak da olsa uygulanmaya........

© Yeni Yaşam