15 Şubat komplosu ve süreç
27 yıl önce Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın esir alındığı uluslararası komplonun yıl dönümündeyiz. Komplocuların amacı Kürt halkının özgürlük mücadelesini bastırmak, Kürtleri örgütsüz, iradesiz, umutsuz bırakmaktı. Çünkü komplocu sistemin sahipleri, dört parçaya bölünmüş olan Kürdistan’ın özgürleşmesinden korkuyorlar. Yüz yıl önce oluşturdukları sistemi korumak ve sürdürülen baskı, asimilasyon ve soykırım yöntemleriyle Kürt ulusunu yok etmek istiyorlar. Fakat Kürt düşmanlarının evdeki hesabı çarşıya uymadı. Komplo ile Sayın Öcalan esir alınmış olsa bile ne Kürt özgürlük mücadelesi zayıfladı ne de Kürt halkının kendi önderliğine ve örgütüne bağlılığı azaldı. Tersine Kürt halkı, tarihin en sert direniş yöntemlerini kullanarak, mücadelesine, önderliğine ve örgütlülüğüne bağlılığını ve bunları gözünün nuru gibi koruyacağını ortaya koydu. Sonuçta özgürlük mücadelesi büyütüldü, komplo boşa çıkartıldı. Ancak komplocular, Kürtlere yönelik komplolardan vazgeçmemişler.
Bunun için kafa kesen DAİŞ’çi çetelerin şefi, çocuklara kötülük yapmak için uluslararası suç şebekesi kuran sapıklar, Gazze’yi yok eden soykırımcılar ve yeminli Kürt düşmanları, 6 Ocak’ta Paris’te Kürtlere soykırım yapmayı kararlaştırmışlardır.
İşte Kürtlerin “katline ferman” verenler, bunlardır. Bunlar ki dünyanın en şaibeli, en kirli, en eli kanlı yaratıklarıdır. Tek başına bu acı gerçeklik, komploya karşı büyük bir direnişin gerekçesidir. Bu arada kararlaştırılan komplo uygulanmaya başlandı. Türk devleti, HTŞ ve diğer çetelerle birlikte, ABD ve İsrail’in onayı ile Halep’te ve Rojava’da Kürt halkına saldırdılar. Kürtlerin kazanımlarını yok etmek ve........
