menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dr. Rania ve 6 çocuğu için Emevi Camii’nde taziye

44 0
15.06.2026

ŞAM. Bir süre önce Suriye’de Tadamun Kasabı olarak bilinen Emced Yusuf’un saklandığı yerde yakalanmasının ardından yapılan sorgular ve elde edilen bilgi ve veriler 13 yıl önce Dr. Rania el-Abbasi ve 6 çocuğunun eşiyle birlikte kayboluşunun üzerindeki perdeyi kaldırmıştı. Emced Yusuf’un telefonundaki bir video o bakmaya kıyamayacağınız güzellikte, masumlukta en küçüğü bir yaşında olan 6 çocuğun nasıl hunharca katledildiği görülüyordu. Cansız bedenleri üzerinde gezdirilen kameraların arkasından katillerinin “intikam” sesleri duyuluyor. Neyin intikamı? Kimlerden intikam? Bu çocuklar hangi ara kimlere nasıl bir acı yaşatmış, hangi zararı vermiş olabilir ki bir intikamın yükü onların hayatlarına yüklenmiş?

Bu katillerin yakalanmasının ardından Suriye’nin yaşadığı 54 yıllık feci hayatın ayrıntıları biraz daha gün yüzüne çıkmış, tabi yaşayanlar açısından da hatırlanmış oldu. Biz Suriye’de yaşananları ülkemize sığınanlar üzerinden izliyorduk tabi. Can havliyle evini barkını terk edip Türkiye’ye sığınanların arkasında nasıl bir hayat bıraktıklarını yine de hiç kimse yaşamadan tahmin edemezdi. Bu şekilde gelenler geldikleri ülkenin meşruiyetini beraberinde getiriyorlardı aslında. Topyekün bir halkı kendisinden bu şekilde kaçmak zorunda bırakan bir yönetimin hiçbir haklı varlığı bile olamazdı.

Daha önce yazmıştım. Dr. Rania el-Abbasi’nin ailesi Siirt-Tillo’ya dayanıyordu. Babası Muhammed iyd el-Abbasi büyük bir İslam alimi, İslam’da İnsan Hakları, İslam’da Mezhep Taassubunun Sonuçları gibi konular başta olmaz üzere çok sayıda kitabı var. Babası Tillo’dan İslami ilimleri tahsil etmek üzere otuzlu yıllarda göç ettikten sonra kendisi Şam’da 1938’de doğmuş. Baştan itibaren çok iyi bir eğitim almış ve İslami ilimleri tahsil etmiş. 1980 yılında İhvan üyesi olma ihtimalinin bile hapse atılmayı veya öldürülmeyi getirdiği bir siyasi atmosferde tutuklanmış ve Tedmur Cezaevi’nde 14 yıl yatmış. Biz yatmış diyoruz ama onu dinlediğinizde bu 14 yılın nasıl geçmiş olabildiğine hayretler içinde kalmamanız mümkün değil.

Hapishane ile ilgili anlattıklarını dinlerken bile insanlığınızdan utanıyorsunuz. Nasıl bir nefret, nasıl bir kin, nasıl bir düşmanlık insanı insana bunları yaptırmış olabilir? 30 metrekarelik bir yerde 130 kişinin birbirlerini vücutlarına yaslanarak, yapışarak haftalarca aylarca yaşadığı ortamlar tasavvur edebiliyor musunuz? O kadar insana yemek diye kapının önüne konulan bir un çuvalı o kadar insanı hayatta tutmaya........

© Yeni Şafak