“Rauf, gördün mü… Devlet, makam ve mesnedinin kıymetini?”
“Rauf, gördün mü… Devlet, makam ve mesnedinin kıymetini?”
“Ya Vahdettin olmasaydı” başlıklı yazımızda anlattığımız bir anekdot Millî Mücadele tarihini büyük bir nahiflikle okuyanların Mustafa Kemal’e atfettikleri rol açısından beklenebileceği gibi oldukça şaşırtıcı geldi. Şükür ki sadece şaşırtıcı geldi, oradan bir hakaret ithamı yapan olmadı, ortada kimseye bir hakaret yok zaten ya Vahdettin’in hain olmadığını söylemenin bile birine hakaret sayılabildiği bir akıl var ne de olsa.
Zaten anekdotu nakledenler Atatürk’e asla toz dokunduracak isimler de değil. Olay neredeyse tevatür derecesinde kesin bir rivayet. Aslında olayın başka detaylarını yeri gelmişken aktararak Millî Mücadelenin daha ilk günlerinin rol dağılımlarını en net biçimde vuzuha kavuşturmakta fayda var.
Şevket Süreyya Aydemir, Erzurum’da Kazım Karabekir’in sonunda devreye girerek Mustafa Kemal’e “Emrinizdeyim Paşam! Ben, subaylarım, erlerim, Kolordum, hepimiz emrinizdeyiz!” dediği ana kadar Mustafa Kemal’in yaşadığı durumu yansıtan olayı şöyle anlatır:
“10 Temmuz günü iki önemli olay geçer. Biri, beklemediği bir darbedir. Rauf Bey’in anılarına göre, Mustafa Kemal’e hayatında en çok yeis veren olaydır. Gerçi bir bakışta olay, önemsiz gibi görünür. Kurmay Başkanı Kâzım Bey, onun karşısına dikilmiştir:
— Paşam, siz askerlikten istifa ettiniz. Benim bundan sonra emrinizde bu vazifeme devam imkânım kalmadı. Evrakı kime teslim edeyim?
Mustafa Kemal’in cevabı hazin bir inilti olur. Bulunduğu koltuğa derin bir yeis İçinde gömülür:
— Ya öyle mi efendim? Peki efendim...
O sırada yanında bulunan Rauf Bey anılarında olayı şöyle aktarır:
“Mustafa Kemal’i 1909’dan beri tanırım. Nice mihnetli anlarına şahit olmuşumdur. Ama o gün, orada, Kurmay Başkanının, evrakını toplayıp karşısına dikildiği ve o sözleri söylediği andaki ruh düşkünlüğünü hiçbir zaman görmedim...
Kurmay Başkanı odadan, “kendine mahsus çalımlı tavırlarıyla” çıkar. Mustafa Kemal, koltuğuna yığılmıştır. Meyustur: Konuşamayacakmış gibi bir hali vardır. Ama gene de konuşur.........
