menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Teknopolitik rekabet ve Türkiye

18 0
03.08.2026

Teknopolitik rekabet ve Türkiye

İlerlemeci tarih anlayışına göre dünya lineer bir çizgide akan ve daimi surette tekamüle doğru mesafe alan düzende ilerler. Tarihin sonu ya da ideolojilerin sonu tartışmalarında da görebileceğimiz bu izlek, tekamülün son evresinde dünyanın istikametini bulduğunu iddia eder. Bu istikamete doğru sevk ve idare ise her daim bir mücadele içerisinde cereyan eder ve çatışmanın kaçınılmaz olduğu bir tarihi akış söz konusu olur. Esas mesele bu çatışma ve ilerlemenin motor gücünün ne olduğu ve ilerlemeye ne tür saiklerin neden olduğudur. Tarihin farklı dönemlerinde bu motor gücün ne olduğu, ilerlemenin hızı kadar niteliğine etki eden bir dizi değişimi beraberinde getirmektedir.

Son dönemde bu akış ve değişikliklere en fazla etki eden değişken hiç kuşkusuz teknoloji ve yapay zeka. Tekniğin, insanlığın gelişimi ve evrimindeki yerine pozitif rol atfedenler, teknik gelişmelerle insanlığın daha müreffeh bir toplum yaşayacaklarını tezini desteklediler. Post-endüstriyel çağ ile teknolojinin hayatımızdaki rolü üzerinden desteklenen bu hat, günümüzde yapay zeka ve bulut sistemlerinin yanı sıra uzay alandaki çalışmalarla bambaşka bir hal aldı. Soğuk Savaş döneminde belirginleşen uzay alanındaki egemenlik mücadeleleri, bugün değerli madenler ve enerji gibi önemli bileşenleri içerisine alan bir yörüngede ilerliyor.

Teknoloji ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren firmaların menşei ve dünyaya bakışlarındaki farklılık da bu sürecin çatışmalı doğasını çok açık biçimde göstermektedir. Avrupa’nın önemli ölçüde dışarıda kaldığı bu mücadelenin iki ana kutbu olan ABD ve Çin öncülüğündeki bu mücadele sadece teknoloji alanında yaşanan bir rekabet olmaktan çıkmış ve uzun süredir siyasi sonuçları ile tartışılan bir konu haline gelmiştir. Her ne kadar özel sektörün belirgin bir etkisi söz konusu olsa da devletlerin çok açık biçimde müdahil olduğu bu süreçler, geleceğin dünyasındaki en önemli rekabet alanı olarak kendisini göstermektedir. Palantir Manisfestosunda da çok açık biçimde öngörülen bu........

© Yeni Şafak