Paganlar Müslüman direnişini kırabilecekler mi?
ABD, İngiltere ve İsrail’in İran’a yönelik olağanüstü yıkıcı saldırılarını din ve mezhep temelli bir yaklaşımla tahlil etmenin hiç kimseye bir faydası yoktur. Bu yönde yapılacak tahliller ve ortaya serilecek düşünceler bizi ve bütün dünyayı gerçeklikten uzaklaştıracaktır. Ne yazık ki ABD, İngiltere ve İsrail Gazze’den sonra İran’a yönelmiş ve on dokuzuncu yüzyılın kolonyal kavramlarına yeniden hayat vermiştir. Daha birkaç sene önceye kadar kitaplarda okuduğumuz Anglosaksonlara göre ötekini tanımlamaya yarayan kavramlar bugün uluorta etrafımızda dolaşmaktadır. Avrupa dışında kalan dünyayı tanımlarken coğrafya ve insanı birbirinden ayrıştırarak küresel ölçekte yeni kategoriler oluşturmuşlardı. İnsanları ilkel, vahşi, gayr-i medeni ve nim-medeni gibi kategorilere ayırırken bu insanların üzerinde yaşadığı topraklara olağanüstü bir önem atfetmişlerdi. Uygarlaştırma misyonunun anlamı da insan ile toprağın birbirinden ayrıştırılmasıyla şekillendi. Avrupa dışında kalan bütün dünyayı uygarlaştırmanın temel kavramları da zamana ve zemine göre değişmiştir.
İdeolojik bir çerçeve oluştuktan sonra kavramların bölgelere göre değişiminde bir sorun yoktu. Filistin’i baştan aşağıya yıkarken aynı kavramların tekrar kullanıma sokulmasının en önemli gerekçesi ise direnişin devam etmesiydi. ABD, İngiltere ve İsrail teslim olmayan Filistinlileri öldürürken bebek, çocuk, genç ve yaşlı ayrımına gitmedi ve soykırımı gizleme gereği bile duymadı. Filistinliler topraklarından ayrılmadıkları için insan dışı varlıklara benzetildi. ABD........
