“Müstemleke” varken
Milli Eğitim Bakanlığının, birtakım kavramları, özünde taşıdıkları anlamlar dolayısıyla yenileriyle değiştirmesi oldukça önemli bir adımdır. Bunlar arasında Türkistan gibi tarihî bir kavram da var. Uzun bir zaman Avrupamerkezci bir kavram olan Orta Asya (Asya-yı Vusta)’yı kullandık. Türkistan ise çok mühim birkaç eserin adında ve çok etkileyici birkaç türküde kalmıştı. Bu vesile ile Süleyman Çolpan’ın şiirinin bestesi olan “Güzel Türkistan”ı hatırlamamak mümkün değil. Asya-yı Vusta’dan Türkistan’a geçiş kararını alkışlamak gerekir.
“Orta Asya” kavramı gibi Batı Avrupa kolonyal tarihinin bir parçası olan “coğrafî keşifler” kavramının değiştirilmesi de oldukça önemli bir adımdır. Fakat bunun yerine tercih edilen “sömürgecilik politikaları”nın aynı derecede isabetli olduğunu söyleyemeyiz. Sömürgecilik de Orta Asya gibi çok yaygın olarak kullanılan bir kavramdır fakat daha önce ifade etmeye çalıştığım gibi bununla ciddi bir anlam daralmasına yol açılmıştır. Bunun sebebi kolonyalizm ile sömürgecilik kavramlarının birbirini tam olarak karşılamamasıdır. Sömürgecilik, istismar kavramı ile eş anlamlıdır. Bu, daha çok ideolojik bir çerçeveyi işaret eder. Marc Ferro’nun “Sömürgecilik Tarihi” adlı kitabında emperyalizmle ilgili bir tasnifte “sömürgeci olmayan emperyalizm” gibi tuhaf bir ifadeye yer verilmiştir. Bu tuhaflık çeviri yanlışlığından kaynaklanıyor. Hâlbuki yazarın orijinal metinde söylediği kolonyalist olmayan emperyalizmdir. Bu, çok çarpıcı bir örnektir. Konu üzerine çalışanların tuhaflığı........
