Kim suçlu? Çalışan mı, çalışmayan mı, parasını faize yatıran mı?
Kim suçlu? Çalışan mı, çalışmayan mı, parasını faize yatıran mı?
Cebinizde 10 milyon lira olduğunu düşünün.
Babanızdan kalmamış. Piyangodan çıkmamış. Yıllardır ticaret yapmış, mal almış satmış, vergi ödemiş, bazen kazanmış bazen kaybetmişsiniz. Sonunda şirketinizin kasasında yatırıma ayırabileceğiniz 10 milyon lira birikmiş.
Önünüzde iki seçenek var.
10 milyon lirayı yeni bir makineye, küçük bir üretim hattına ya da yeni bir işletmeye yatıracaksınız. Yer kiralayacaksınız. Elektrik yakacaksınız. Mal taşıyacaksınız. İşçi çalıştıracaksınız. Hammadde alacaksınız. Muhasebecisi, sigortası, bakımı, vergisi, tahsilat riski derken daha kapıyı açmadan bir maliyet listesi önünüze gelecek.
Üstelik müşterinin altı ay sonra aynı iştahla alışveriş yapıp yapmayacağını bilmiyorsunuz.
İkinci seçenek çok daha basit. Bankaya gidiyorsunuz.
Eylül 2026 itibarıyla üç aya kadar vadeli TL mevduatın ağırlıklı ortalama faizi yaklaşık C,9.
Elektrik faturası yok.
Müşteri "çek 90 gün sonra" demiyor. İşletme sermayesi yetmediğinde I'lara yaklaşan faizle bankanın kapısını çalmak zorunda da değilsiniz.
Yani üretime tek kuruş yatırmadan, müşteri aramadan, mal satmaya çalışmadan, tahsilat kovalamadan, makine bozuldu derdi yaşamadan, işyeri kiralamadan ve stok taşımadan paranızın nominal getirisi milyonlarla ifade ediliyor.
Bu durumda üretim ile finansal getiri arasındaki rasyonel bağı koparanlar mı suçlu, sermaye sahipleri mi?
SATIŞLAR ARTMIYOR MU?
Perakende satış hacmi Temmuz 2026’da yıllık ,4 artsa da madalyonun diğer yüzü farklı. Merkez Bankası verileri talebin hız kestiğini, altın hariç perakende büyümesinin yavaşladığını ve kart........
