Gidicisin gidici, kırmızı sana çok yakışacak
Gidicisin gidici, kırmızı sana çok yakışacak
Biz bitti demeden bitmez. Racon böyledir. Güçlü olan, mücadelenin bitiş zamanını tayin eder.
Sadece bununla kalmaz, ne zaman başlayacağına da karar verir.
Netoş’un Türkiye’yi kışkırtma çabası o yüzden beyhude.
Biz ne zaman istersek o zaman harekete geçeriz.
Sen seçim kazanacaksın diye savaşa tutuşmayız.
Paçayı kurtarmana vasıta olmayız.
Cumhurbaşkanımız Netoş’a hitaben “Gidicisin gidici” dediğinde nasıl panik oldu.
Seçim propagandasına malzeme yaptı.
Demek istiyor ki: “Bakın en büyük düşmanımız bize nasıl sesleniyor. O yüzden beni bırakmayın. Destek verin.”
Aklı varsa, İsrail halkı bu tezgâha gelmez.
“Gidicisin gidici”nin satır arasındakini de belirtelim.
Koltuğa Japon yapıştırıcı sürsen de kalıcı değilsin. Hiçbir zaman olamazsın. Bitiş kaçınılmaz, gidiş mecburi.
Yaptıklarının hesabını mutlaka vereceksin. Koltuktan düşünce başına gelecekleri düşün.
Gözünde canlandırabilirsen, oturup ağla, kalkıp ağla. Eşekten düşmüş karpuza döneceksin.
Hiçbir zulüm ilelebet sürmez. Firavun da olsan, Hitler de olsan, Netoş da olsan fark etmez.
Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah’ı var.
Mazlumun bir ‘ah’ı zalimi tahtından indirir.
Günü gelince hep birlikte göreceğiz inşallah.
Şimdilik kırmızı bülten sana yeter.
Bizimle uğraşacağına, bu beladan nasıl kurtulacağına kafa yorsan daha iyi edersin.
“Yahu arkadaş, siz din........
