menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşa dönüş ihtimali neden güçleniyor?

34 0
13.05.2026

ABD’yle İran arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi savaş öncesinden farklı olarak nükleer meseleden ziyade Hürmüz Boğazı’nın açılmasına odaklanılmasından kaynaklanıyor. Bugün kilit mesele artık nükleer programın teknik detayları ve uranyum zenginleştirmesi değil İran’ın Körfez üzerinde ne kadar siyasi ve stratejik hakimiyet sağlayacağı olarak öne çıkıyor. Savaşa İran’ın nükleer ve balistik füze kapasitesini yok etmek ve mümkünse rejim değiştirmek amacıyla giren Trump yönetimi, taktiksel hedeflerine ulaşsa da istediği siyasi sonucu elde edemedi. Bu durumda Hürmüz’ün İran hakimiyetine girmesi ihtimaliyle karşı karşıya kalan Trump’ın tekrar savaşa dönme opsiyonuna yaklaştığını görüyoruz. Tarafların tekrar çatışmaya girmesi, Washington’ın ‘misyon genişlemesi’ tuzağına düşmesi Tahran’ın ise Hürmüz üzerindeki hakimiyetinin kabul ettirilmesi mücadelesi anlamına gelecek.


TEKRAR SAVAŞA DOĞRU

Trump’ın İran’ın en son teklifini sert biçimde reddetmesi ilk bakışta yalnızca diplomatik sürecin başarısızlığı olarak görülse de bölgesel düzenin yeniden tanımlanmasının asıl mesele haline geldiğini görüyoruz. Washington İran’ın nükleer kapasitesinden vazgeçmesinde ve Hürmüz’ün açılmasında ısrar ediyor. Buna karşın İran’ın yaptırımların kaldırılması, savaş tazminatı ödenmesi ve Hürmüz’deki hakimiyetinin tanınması gibi maksimalist talepleri kısa zamanda bir anlaşma olmayacağına işaret ediyor. İran’ın bu talepleri önceleyerek nükleer müzakereleri ileri bir tarihe erteleme çabası her iki tarafı da savaşa dönüşe yakınlaştırıyor.

Bu durum, pazarlığın İran açısından rejimin hayatta kalmasının ötesine geçtiğini gösteriyor.........

© Yeni Şafak